YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7159
KARAR NO : 2008/1409
KARAR TARİHİ : 19.02.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki çek iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki alışveriş nedeniyle her biri 65.000.-YTL.lik üç adet çek verildiğini, bu çek bedellerinin ibranameden de anlaşılacağı üzere ödendiğini, çeklerin müvekkiline iade edilmediğini ileri sürmüş ve toplam 195.000.-YTL. tutarında üç adet çekin ödenmiş olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise, asıl davaya konu üç adet çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı, davacıdan söz konusu çekleri aldığını, daha sonra sözleşmeyi feshederek 21.05.2006 tarihli belgeyi verdiğini, bu belgeden sonra tekrar anlaşma sağlanarak 23.05.2006 tarihli protokolün imzalandığını ve protokolde ibra edilen çeklerin yeniden alacak belgesi olarak koyduklarını, zaten çeklerin elinden hiç çıkmadığını belirterek davaların reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddiaya konu ibranamenin gerçekte 21.05.2006 tarihli iken tarihin 21.06.2006 olarak değiştirildiği hususunun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde anlaşıldığı, hal böyle olunca çeklerin bedelinin ödendiğine dair belgenin varlığından söz edilemeyeceği, çeklerin petrol istasyonunun satın alınması amacıyla davalıya verildiği, ancak istasyonun mülkiyetinin davacıya geçmediği, bu açıdan bakıldığında çeklerin bedelsiz kaldığı, çekler üçüncü kişiye ciro edildiği için TTK.nun 599. maddesi gereğince davanın kabulünün mümkün olmadığı gerekçeleri ile davaların reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının delil olarak dayandığı ibranamenin düzenleme tarihinde tahrifat yapıldığı iddiası ile ceza davası açıldığı ve halen devam ettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. B.K.nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin maddi vakıayı saptayan kararlarının hukuk hakimini bağlayıcılığı gözetilerek anılan ceza davasının sonucu beklenerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.