YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11972
KARAR NO : 2009/8841
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …Tekstil Ltd.Şti’nin davalı ……’den doğmuş ve doğacak alacaklarının 40.764.09 Euroluk kısmını temlik aldığını, davalı şirketin temliki benimsediğini, ancak davalı şirketin 06.03.2006 tarihli ihtarında dava dışı …’nun 2.644.25 YTL ve 3.387 Euro tutarında alacağının doğduğunu ancak …’nun vergi borcundan dolayı da Maliye tarafından birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ödemenin kime yapılacağı konusunda tereddüt olduğunu bildirdiğini, müvekkilince ödemenin kendilerine yapılması konusunda ihtar çekildiğini, ancak davalı şirketin muaraza çıkararak mahkemeden tevdi mahalli tayini talep ettiğini ve paraları tevdi mahalli olarak tayin edilen bankaya yatırdığını belirterek tevdi mahalli bankaya yatırılan paranın müvekkiline ödenmesi gerektiğinin tespitine, tevdi mahallindeki para da dahil olmak üzere davalı şirketten toplam 14.360 YTL alacaklı olduklarının tespiti ile bu alacağın işlemiş ve işleyecek ticari reeskont faizi ile davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …… vekili, vergi dairesinin haciz ihbarı üzerine müvekkilinin tevdi mahalli tayini istemek zorunda kaldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili, temlik işleminin temlik edenin mal varlığından temlik alanın mal varlığına aktarılan bir tasarruf işlemi mahiyetinde olduğunu, vergi dairesinin temlik işlemini bilmek zorunda olmadığını bildirerek davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delilere ve bilirkişi raporuna göre, temlik işlemiyle dava dışı … firmasının alacak hakkının davacı şirkete geçtiği, temlik işleminin iptali ya da geçersizliğinin söz konusu olmadığı, davalı şirketin parayı bankaya yatırmasında kusurunun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki muarazanın men-i ile tevdi mahalli olarak tayin edilen banka şubesine yatırılan paranın davacıya ait olduğunun tespiti ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı şirketin somut olayda kusurunun bulunmadığı yerel mahkeme gerekçesinde kabul edilmiş olduğu halde yazılı şekilde hüküm kurulması ve anılan davalının harçla sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi davalı hazinenin harçtan muaf olduğu gözetilmeden davalı hazinenin de harçla sorumluluğuna hükmedilmesi kabul şekliyle isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.