Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/9615 E. 2008/4129 K. 18.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9615
KARAR NO : 2008/4129
KARAR TARİHİ : 18.04.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 15.8.1996 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalı bankadan kredi çeken dava dışı … …’a kefil olduğunu, söz konusu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borcunun ödendiğini,bilahare … …’ın değişik kişilerin kefaletiyle kredi kullandığını, müvekkilinin bu kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, buna rağmen müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını iddia ederek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının 15.8.2006 tarih ve 073 nolu Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesine istinaden dava dışı … … ve diğerleri ile birlikte müvekkilin bankadan kredi kullandığını, bu sözleşme ve sözleşmenin ayrılmaz bir cüzi olan ikraz sözleşmesine göre birlikte kredi kullanan kişilerin aynı zamanda müteselsil kefaletle birbirlerinin borcuna da kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmediğini, alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, kredi lehtarlarının sözleşmeden … sorumlulukları devam ettiği sürece bankaca ibraname verilmedikçe kefaletin devam edeceğinin sözleşme ile kararlaştırıldığını, takibin itirazsız kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının 15.8.1996 tarih ve 073 nolu Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesine istinaden düzenlenen 700.000.000.TL limitli ikraz sözleşmesi ile … …’a müteselsil kefil olduğu, söz konusu borcun ödendiği, davacının kefili olduğu kredi sözleşmesinin kefilin bankaca ibra edileceği ana kadar geçerli olduğu ve bu şekilde bir ibranın söz konusu olmadığı, davacının kefil olduğu sözleşmenin cari hesap sözleşmesi niteliğinde olduğu ve buna göre borçlunun borç ibra edilmediği sürece kefalet sözleşmesindeki kefalet limiti ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olacağı, davacının kefalet sözleşmesindeki kefalet limiti olan 700 YTL asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş akdi faiz alacağı olmak üzere toplam 1.043.74 YTL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 18.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.