Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/14482 E. 2023/820 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14482
KARAR NO : 2023/820
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2015 tarihli ve 2015/19 numaralı iddianamesiyle sanık hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 116/1, 151/1, 58 ve 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/28 Esas tarihli ve 2015/28 Esas, 2015/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yine mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/4457 Esas, 2021/1188 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın üzerine atılı TCK’nın 142/2-h maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, sanığın duruşmada hazır bulundurulması, bunun mümkün olmaması durumunda ise …BİS sistemi aracılığıyla savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, talimat mahkemesince savunmasının alınması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196/2. maddesine aykırı davranılması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/56 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h 168/2, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 116/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yine mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 168/2 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebi özetle; sanığın mahkûmiyetine ilişkin delilin olmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihi olan 28.12.2014 günü saati tam olarak tespit edilemeyen bir zamanda mağdurun ikamet etmekte olduğu evine bitişiğinde yer alan tavuk kümesi kapısının camını kırmak suretiyle girerek evde bulunan 82 ekran … marka LCD TV, … marka av tüfeği, … marka 41 ekran TV, 3-4 adet çeyrek altın ile … imei numaralı … marka 1203 model cep telefonunu çaldığı, sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediği, ancak sanığın … ili … ilçesinde ikamet etmesine rağmen olay tarihinde kullanmakta olduğu cep telefonunun içerisine takılı olan Gsm hattının suça konu adresin bulunduğu mevkiide yer alan baz istasyonundan sinyal alıp verdiği ve sanığın bu duruma makul bir açıklama getiremediği, bununla birlikte daha evvelden mağdurun evine yaklaşık 100 metre mesafede ikamet eden başka bir şahsın kümesinde çalışan ancak suç tarihinden evvel işten ayrılan sanığın kullanmakta olduğu cep telefonundan mağdurun kullanmakta olduğu cep telefonunu 21.12.2014 ve 28.12.2014 günü saat 19.47 sıralarında arayarak mağdura evde olup olmadığını, … iline ne zaman gideceğini sorduğu, ardından mağdurun evde olmadığını öğrendiğinde de evine girmek suretiyle hırsızlık suçunu gerçekleştirdiği, bu durumun mağdurun evinden çalınan cep telefonuna sanığın gayri resmi evlilik birlikteliği içerisinde aynı evde yaşadığı …’in adına kayıtlı Gsm hattının takılıp kullanılması ile de sabit olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
2. …’in kolluktaki ifadesinde, kendisi adına kayıtlı hattın sanık … tarafından kullanıldığını, sanığın daha sonra hattı ağabeyine verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Dosya arasında olay yeri inceleme raporu, HTS kayıtları eklenmiştir.
3. Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tekerrüre esas alınan ilâma konu hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 141/1 ve 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamenin uyarlama yargılaması yapılması yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi uygulandığı halde, gerekçe kısmında aynı Kanun’un 168/1. maddesinin uygulandığının belirtilmesi, mahallinde düzeltilebilecek yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
3. Sanık aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemiş ise de; mahkemece tespit edilen hususların yanı sıra sanığın birlikte yaşadığı kişi üzerine kayıtlı hattın sanık tarafından şikâyetçiye ait telefonda kullanıldığı, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirildiğinden, mahkemenin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
4. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/56 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.