YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3446
KARAR NO : 2008/10911
KARAR TARİHİ : 13.11.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :13.12.2007
Nosu :401-578
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili banka tarafından davalıya kredi kullandırıldığı, davalının kredi borcunu ödememesi üzerine girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermeyip, yargılamaya da katılmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ile davalı arasında Bireysel Bankacılık Hizmetler Sözleşmesi imzalandığı ve davalıya kredi kullandırıldığı ancak davalının kredi borcunu ödemediği için davacı bankaca takibe geçildiği, davalının itirazı sonucu açılan itirazın iptali davasından sonra 4822 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği, davalının bu Kanundan yararlanmak üzere müracaat ettiğini ancak borcun yeniden yapılandırılması hususunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, uygulamada kredi kartı verilmesini sağlayan sözleşmelerin kredi kartı hesabı sayılması gerektiği, davalının 4822 sayılı Kanundan yararlanmak üzere müracaat ettiği için bu Kanundan yararlanması gerektiği nedeniyle davanın kabulü ile davalının borcunu (12) taksitte davacıya ödemesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında “Bireysel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi” imzalanmıştır.
Mahkemece, bu sözleşme uyarınca davacı bankaca, davalıya kredi kartı verilip verilmediği ve dava konusu uyuşmazlığın kredi kartı harcamalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılarak, somut olay bakımından 4822 sayılı Kanunun geçici 1.maddesinde yer alan koşulların da irdelenerek tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,bozma biçimine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,13.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.