YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19433
KARAR NO : 2023/3225
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/395 E., 2016/83 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçunu işlediğinden Kovancılar Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 Sayılı Kanun) 191 inci maddesi, 5271 Sayılı Kanun’un 171 inci ve devamı maddeleri uyarınca 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir.
B. Kovancılar Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi sebebiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarıca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/395 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 Sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz talebi; yeterli ve kesin delil olmadığına ve lehe olan kanun maddelerinin uygulanmadığına ilişkidir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın alınan kan örneğinde esrar kullandığının tespit edildiği, sanığın esrar kullandığını kabul ettiği, öncelikle sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın denetim yükümlülüklerine uymaması ile açılan kamu davasında kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmemesi sebebiyle kamu davasının 5271 Sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE:
5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın
veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı, tüm bu düzenlemeler karşısında somut olayda; ısrar şartı olan kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeni ile düşme kararı verilemeyeceği, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası ikinci cümlesi uyarınca kamu davası hakkında durma kararı verilerek, gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/395 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.