YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2845
KARAR NO : 2009/4700
KARAR TARİHİ : 20.05.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … Elek.San. Tic. AŞ. Vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin enerji üretip satmak amacıyla inşa ettiği Yukarı … Hidroelektrik Santralindeki ihtiyacı olan ve davalılardan … Elekt.AŞ. tarafından üretimi yapılan üç adet gerilim trafosunu diğer davalı … AŞ.’den satın aldığını, bu trafoların üretilen elektriğin dava dışı TEİAŞ’a verilen enerjinin ölçümünde kullanıldığını, müvekkilince yaptırılan tespit sonrası alınan bilirkişi raporuna göre trafolarda gerilim hata oranının yüksek olması sonucu üç aylık dönemde 2156260 KWH enerji kaybı oluştuğunu ve neticeten 185.438.36 YTL zarara uğradığını belirterek anılan bu meblağın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını ve zamanaşımı süresinin geçtiğini savunmuş, ayrıca takip edilen enerji bedelinin enerjiyi satın alan davadışı TEİAŞ’dan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsil edilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacının talebine konu meblağı bu meblağ kadar zenginleştiği iddia olunan davadışı TEİAŞ’dan tahsil etmesi, tahsilat yapılamaması halinde tüm kanun yollarının tüketilmesi gerekirken, davacı yanca TEİAŞ’a bir başvuruda bulunulmadan doğrudan doğruya davalılara yönelmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava satıcının ayıba karşı tekellüfü hükümlerine dayanmaktadır. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın BK’ nun 202. vd. maddelerinde düzenlenen satıcının ayıba karşı tekellüfü hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi ve davalı tarafın zamanaşımı def’i bulunduğundan TTK’nun 25/4.maddesinde öngörülen zamanaşımı yönünden değerlendirme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi ve davanın süresinde açıldığı sonucuna varıldığı takdirde TTK’ nun 25/3.maddesinde hükme bağlanan ayıp ihbar süreleri üzerinde de durularak deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.