YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13771
KARAR NO : 2023/9700
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Beraat
02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek;
“Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir….” şeklindeki düzenleme karşısında, yerel mahkemece verilen direnme kararı üzerine dosya Dairemize gönderilmekle;
Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2016 tarihli ve 2014/9810 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2016 tarihli ve 2016/138 Esas, 2016/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 24.03.2017 tarihli ve 2017/658 Esas, 2017/586 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, katılan vekili ve istinaf Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.04.2022 tarihli ve 2021/15982 Esas, 2022/5664 Karar sayılı kararı ile;
”…Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın suç tarihinden yaklaşık 7 ay önce çalışmış olduğu katılan Mercedes Benz Türk A.Ş’ye ait fabrikadan kendi isteği ile ayrıldığı, sanığın işten ayrıldıktan sonra kıdem tazminatı talebinde bulunduğu, sanığın bu talebinin işyerinden kendi isteği ile ayrılması nedeni ile reddedildiği, sanığın suç tarihinden önce kıdem tazminatı konusunda görüşmek üzere telefonla fabrikayı arayarak Personel Müdürü ile görüşmek istediği, telefondaki şahsın kendisine döneceğini söylemesine rağmen dönmediği, sanığın kendisini arayan kimsenin olmaması üzerine adli emanetin 2014/1652 sırasında kayıtlı Lion marka yarı otomatik av tüfeğini ve yanında 20 adet dolu fişeği evden alarak Mercedes Fabrikasına gittiği, Mercedes Fabrikasının girişinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan müşteki … …’e av tüfeğini doğrultarak, personel şefi … ile görüşeceğini, akli dengesinin yerinde olmadığını belirterek “Seni vurursam bana birşey olmaz, şakam yok, seni rehin alıyorum, silahını çıkar masaya bırak” şeklinde sözler söyleyerek mağdur …’in katılan şirket tarafından görevi sebebiyle verilen tabancasını masaya bıraktırdığı, mağdurun masaya bıraktığı tabancayı sanığın alarak mermiyi namlunun ağzına verdiği ve kontrol ettiği sırada silahın yere doğru bir el ateş aldığı, daha sonra tabanca ve av tüfeğini müşteki … …’e doğrultarak ellerini havaya kaldırtmak sureti ile önünde fabrikadaki idari bina içerisine doğru yürüttüğü, sanığın mağdur …’i bu
şekilde götürdüğü sırada mağdur …’ın durumu görerek sanığı ikna etmek için postabaşı ofisine götürdüğü, sanığın bu sırada müşteki … …’i kendi iradesiyle serbest bıraktığı, sanığın müşteki …’a fabrika müdürü ile görüşmek istediğini söylediği, müşteki …’ın sanığı ofise girmeye ikna etmesi üzerine ofiste yardımcısı olan … ile ikna çalışmalarına başladıkları, daha sonra güvenlik amiri ile birlikte sanığı ikna ederek elinde bulunan tabanca ve av tüfeğini bırakmasını sağladıkları olayda;
Sanığın işyerine gelerek güvenlik görevlisi olan mağdur …’i hürriyetinden yoksun bırakarak katılan kuruma ait tabancayı silah zoruyla alması eylemini, sağlık sebebiyle ayrılmak durumunda kaldığı işyerinden kıdem tazminatı talebi olduğu ve bu sebeple telefonlarına cevap verilmemesi sebebiyle alacağını konuşmak için katılan şirkete geldiğine dair beyanları karşısında; sanığın hukuki alacağı olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre yağmanın daha az cezai gerektiren hali olan 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesinde düzenlenen hukuki alacağı tahsil amacıyla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağının tespiti yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/346 Esas, 2022/489 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan önceki hükümde direnilmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanık hakkında yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinden yaklaşık 7 ay önce çalışmış olduğu katılan Mercedes Benz Türk A.Ş’ye ait fabrikadan kendi isteği ile ayrıldığı, sanığın işten ayrıldıktan sonra kıdem tazminatı talebinde bulunduğu, sanığın bu talebinin işyerinden kendi isteği ile ayrılması nedeni ile reddedildiği, sanığın suç tarihinden önce kıdem tazminatı konusunda görüşmek üzere telefonla fabrikayı arayarak Personel Müdürü ile görüşmek istediği, telefondaki şahsın kendisine döneceğini söylemesine rağmen dönmediği, sanığın kendisini arayan kimsenin olmaması üzerine adli emanetin 2014/1652 sırasında kayıtlı Lion marka yarı otomatik av tüfeğini ve yanında 20 adet dolu fişeği evden alarak Mercedes Fabrikasına gittiği, Mercedes Fabrikasının girişinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan müşteki … …’e av tüfeğini doğrultarak, personel şefi … ile görüşeceğini, akli dengesinin yerinde olmadığını belirterek “Seni vurursam bana birşey olmaz, şakam yok, seni rehin alıyorum, silahını çıkar masaya bırak” şeklinde sözler söyleyerek mağdur …’in katılan şirket tarafından görevi sebebiyle verilen tabancasını masaya bıraktırdığı, mağdurun masaya bıraktığı tabancayı sanığın alarak mermiyi namlunun ağzına verdiği ve kontrol ettiği sırada silahın yere doğru bir el ateş aldığı, daha sonra tabanca ve av tüfeğini müşteki … …’e doğrultarak ellerini havaya kaldırtmak sureti ile önünde fabrikadaki idari bina içerisine doğru yürüttüğü, sanığın mağdur …’i bu şekilde götürdüğü sırada mağdur …’ın durumu görerek sanığı ikna etmek için postabaşı ofisine götürdüğü, sanığın bu sırada müşteki … …’i kendi iradesiyle serbest bıraktığı, sanığın müşteki …’a fabrika müdürü ile görüşmek istediğini söylediği, müşteki …’ın sanığı ofise girmeye ikna etmesi üzerine ofiste yardımcısı olan … ile ikna çalışmalarına başladıkları, daha sonra güvenlik amiri ile birlikte sanığı ikna ederek elinde bulunan tabanca ve av tüfeğini bırakmasını sağladıkları maddi vaka kabul edilen olayda;
Mahkemece her ne kadar sanığın atılı yağma suçu sebebiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de atılı suç yönüden sanığın suç işleme kastının bulunmadığı, yağma suçunun oluşabilmesi için sanığın menfaat elde etmek kastıyla cebir ve tehditle eylemi gerçekleştirmesinin gerektiği, oysaki dosya kapsamı itibariyle sanığın menfaat elde etmek kastının bulunmadığı, kendilerine ulaşamadığı fabrika yöneliticileri ile konuşmak amacıyla bu eylemi gerçekleştirdiği, dolayısıyla yağma suçu açısından sanığın menfaat temin etme ve yağma suçunu işleme kastının bulunmaması nedeniyle sanığın 5237 sayılı Kanun’nun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerektiği kabul edilerek önceki kararında direndiği anlaşılmıştır.
2. 02.10.2014 tarihli olay yeri yakalama üst arama rızaen ve muhafaza altına alma tutanağı dosya arasında mevcuttur.
3. Olay yeri inceleme raporu dosya içinde mevcuttur.
4. CD Görüntü inceleme tutanağında sanık tarafından katılan şirkete ait nizamiye girişinde mağdur …’in silah doğrultularak rehin alınarak binaya doğru götürüldüğüne dair görüntüler olduğu anlaşılmıştır.
5. … Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 10.02.2016 tarihli rapora göre sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun ve TCK’nun 32. maddesinden yararlanamayacağının belirtildiği anlaşılmıştır.
6. Tanıklar A.T ve A. Ö beyanları dosya arasında mevcuttur.
7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığının (1) numaralı paragrafında anlatılan şekilde meydana gelen olayda; sanığın işyerine gelerek güvenlik görevlisi olan mağdur …’i hürriyetinden yoksun bırakarak katılan kuruma ait tabancayı silah zoruyla aldığı, mağdurun silahını kılıfından çıkartarak mekanizmasını çekip namlu ağzına mermiyi verdiği ve yere bir el ateş ettiği, sonra da mağdura doğrultarak kullanmak suretiyle faydalandığı silah ile mağduru fabrika yönetim binasına kadar götürdüğü ve burada mağdur … ve tanıkların sanığı ikna etmesi sonucu sakinleşen sanığın elinde bulunan tabancayı iade ettiği anlaşılmakla sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri ve rızai iade sebebiyle aynı yasanın 168 inci maddesi uyarınca indirim uygulanarak mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/346 Esas, 2022/489 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı oy)
K A R Ş I O Y
Sanık …’ın 02.05.2013 tarihinde Mercedes Benz Türk A.Ş.’de kaynakçı olarak işe başladığı, çalıştığı süre içerisinde ayaklarında ödem oluşmasından dolayı sağlık sorunları yaşadığı, bu sebeple katılan şirket yetkililerine durumu iletip kendisini işten çıkarmalarını istediği ancak bu isteğin şirket tarafından uygun görülmemesi üzerine 03.03.2014 tarihli dilekçesi ile 28.02.2014 tarihinden geçerli olmak üzere istifa etmek suretiyle çalıştığı işten ayrıldığı, sonrasında sanığın kıdem tazminatına hak kazandığı subjektif saiki ile şirketten bu yönde talepte bulunduğu sanığın talebinin iş yerinde n kendi isteği ile ayrılması sebebi ile reddedildiği, sanığın bu sebeple suç tarihinden önce kıdem tazminatı konusunu görüşmek üzere telefonla şirketi arayarak personel müdürü olarak bildiği … … ile görüşmek istediği fakat görüşemediği, santral görevlisinin kendisine dönüş yapacaklarını belirtmesine rağmen arama olmamasına kızarak … Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2014/1652 sırasında kayıtlı av tüfeği ve fişeklerini yanına alarak şirkete gittiği, giriş kısmında özel güvenlik görevlisi olarak çalışan mağdur …’e elindeki av tüfeğini doğrultup … ile görüşeceğini, akli dengesinin yerinde olamadığını belirtmek suretiyle ” seni vurursam bana bir şey olmaz şakam yok seni rehin alıyorum silahını çıkar masaya bırak” şeklinde sözler söyleyerek mağdura katılan şirket tarafından görevi sebebi ile verilen tabancayı masaya bıraktırdığı, mağdur tarafından bırakılan tabancayı alan sanığın mağduru önüne katıp idari bina içerisine doğru yürüttüğü, olaya tanık olan mağdur …’ın sanığı sakinleştirmek için posta başı ofisine doğru götürdüğü, sanığın bu sırada mağdur …’i serbest bıraktığı, …’a fabrika müdürü ile görüşmek istediğini söylediği, mağdurun sanığı yatıştırıp ofis kısmına geçmeye ikna ettiği, sanığın burada elinde bulundurmuş olduğu tabanca ve av tüfeğini teslim etmesi şeklinde meydana gelen olayda:
Sanığın amacının subjektif saik ile hak ettiğini düşündüğü kıdem tazminatı sorununu halletmek için şirket yetkilisi ile görüşme yapmak olduğu, telefonla yetkiliye ulaşamaması üzerine ve kendisine geri dönüş yapılmamasına duyduğu kızgınlıkla av tüfeğini alıp şirkete giderek giriş kısmında görev alan özel güvenlik görevlisine tüfeği doğrultarak üzerinde taşıdığı şirkete ait tabancayı alması ve sonrasında önüne katıp idari bina içerisinde doğru götürmesinde sanığın amacının mağdurun kendisine engel olmasını bertaraf etme düşüncesi olduğu, bu sebeple böyle bir davranış sergilediği, yağma kastı ile hareket etmediği sanığın tamamlanan eylemlerinin ancak silahla tehdit, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarını oluşturabileceği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun yağma suçunun oluştuğuna yönelik kabulüne katılmamaktayım.
(Karşı oy)