Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/6792 E. 2008/621 K. 31.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6792
KARAR NO : 2008/621
KARAR TARİHİ : 31.01.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalılardan …Ltd.Şti. arasında 22.12.2005 tarihinde düzenlenen tutanak ile müvekkilinin (13) adet kambiyo senedi unsuru taşımayan nitelikteki çeki hatır çeki olarak verdiğini, bu çeklerin teminatı olarak da adı geçen şirketten aynı miktarda çek alındığını, hatır için verilen …Şubesine ait çeklerden üç adedinin diğer davalı bankaya ciro edildiğinin öğrenildiğini, oysa tutanakta da belirtildiği gibi çeklerin gerçek bir alışverişe dayanmayıp, gerçek alacak borç ilişkisini göstermediğini, çeklerde keşide yeri olarak “…” yazılı olduğu halde bunun idari birim olmaması nedeniyle keşide yeri olarak kabul edilemeyeceğini, bu suretle ciro yolu ile de belgelerin el değiştiremeyeceğini, alacağın temliki yoluyla el değiştirebileceğini, bu def’in davalı bankaya karşı ileri sürülebileceğini gerçek borcun bulunmadığına dair iddianın reddi halinde aynı tutanakta teminat olarak davacıya verilen çeklerle davaya konu belgenin takasına karar verilmesini, davacı elindeki teminat çeklerini mahkemeye ibraz etmeye hazır olduklarını belirterek anılan belgelerle davalı yana borçlu olunmadığının tespiti ile üç adet belgenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, 22.12.2005 tarihli tutanak, davacının elinde bulunan teminat çeklerini iadesi, …. Valiliğinin çekteki keşide yeri olarak gösterilen …’in mahalle olmayıp, halk arasında bilinen semt olduğuna dair cevabi yazısı, toplanan delillere göre, davaya konu çekler çek vasfında olmadığından eda davası açılacak yerde açılan tespit davası da dinlenemeyeceğinden, dava konusu belgelerle davacı aleyhine icra takibi de bulunmadığından davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı değerlendirildiğinden kimse kendi kusuruna dayanarak hak sahibi olamayacağından hakkın kötüye kullanılmasını kanun korumayacağından davacının konuya ilişkin davasının dinlenme kabiliyeti bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ile davalılardan banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 72.maddesine dayalı menfi tesbit istemine ilişkindir. Davacı, dava konusu çeklerin hatır çeki olduğunu, bu hususun taraflar arasında düzenlenen 22.12.2005 tarihli tutanakla da belirlendiğini ileri sürerek bu çeklerden dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Çeklerde keşide yeri olarak yazılan “…”in İzmir’de bir semt olup, idari birim olmadığından çeklerin kambiyo senedi vasfını taşımadığı gerekçesiyle yerel mahkemece dava usulden reddedilmiş ise de, kambiyo senedi vasfında olmasa bile ortada davacı şirket yetkilisinin imzasını taşıyan belgeler bulunmaktadır. Yargılama sırasında bu belgelerin bankaya ibraz edildiği ve arkalarına ödemeden men talimatı bulunduğuna ilişkin şerh düşüldüğü de anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının kambiyo senedi vasfında olmayan bu belgelerden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti hakkında dava açmakta hukuki yararın bulunduğu gözetilerek davanın esasına girilip tüm deliller toplandıktan sonra birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.