YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3329
KARAR NO : 2009/2893
KARAR TARİHİ : 08.04.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının maliki bulunduğu… numaralı ticari taksi plakasının yarı hissesini müvekkiline devredip, buna ilişkin belge düzenlemesine rağmen taahhüdünü yerine getirmediğini iddia ederek 20.000.00.-YTL alacaklarının reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde, on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasındaki ihtilafın 31.7.1995 tarihinde yapılan ticari plaka alım satımından kaynaklandığı, 31.7.1995 tarihinde yapılan alım satımdan dolayı davalının davacıya bonoya bağlanmış 1.000.00.-TL.lık borcunun olduğu, bu borcun icra yolu ile takibi esnasında tarafların anlaşarak borcu ticari plakanın yarısının verilmesi şeklinde değiştirdikleri ve davaya konu belgenin bu nedenle davalı tarafından davacıya verildiği, 1.000.00.-YTL nakdi ödeme yerine ticari taksi plakasının yarısının verilmesi ediminin getirilmesinin yeni bir borç olmadığı, 1995 yılında kurulan sözleşmedeki edimin devamı niteliğinde ve değiştirilmesi niteliğinde olduğu, dolayısı ile yeni bir zamanaşımına başlangıç teşkil etmeyeceği borç ilişkisini doğuran sözleşmenin 1.8.1995 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle B.K.nun 125.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımının 31.7.2005 tarihinde dolduğu, davanın ise 26.4.2007 tarihinde açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı 1995 tarihli noter satış sözleşmesinde davalı taraf değildir. Bu itibarla anılan sözleşmenin, taraflar arasındaki ilişkiyi yansıttığı söylenemez. Davacı, “sözleşme” başlıklı tarihsiz belgeye dayanmıştır. Bu belgede tarih bulunmamakta ise de üzerindeki damga pulunun 2000 tarihli olduğu görülmüştür. Pul üzerindeki imzanın davalıya ait bulunduğu ileri sürüldüğüne göre, mahkemece zamanaşımı def’inin anılan belge üzerinde durularak değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeler ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.