Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/846 E. 2008/7436 K. 03.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/846
KARAR NO : 2008/7436
KARAR TARİHİ : 03.07.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkilinin Emniyet Genel Müdürlüğü İkmal ve Bakım Daire Başkanlığı’ndan aldığı ihale nedeniyle 202.000 YTL hak ediş alacağı doğduğunu, hak ediş ödenmeden paraya ihtiyacı olan müvekkili şirketin davalıdan hakediş alacağına karşılık 190.000 YTL borç para istediğini ve teminat olarak ödeme tarihi ve meblağı açık bir senet verdiğini, müvekkilinin ihaleye girmekten vazgeçmesi üzerine teminat senedini geri istediğini, davalının 223.000 YTL bedel yazarak ihtiyati haciz uyguladığını, malların kaldırılmaması için borcu kabul eden davacıların davalıya borcu bulunmadığını, senedin geçersiz olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacılardan …’a 223.000 YTL nakit para verip dava konusu bonoyu aldığını, temlikin davacıların davalıya diğer borçlarıyla ilgili olarak yapıldığını, davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, temliknamede temliğin hangi borç için yapıldığı belirtilmediğinden takip konusu borç için yapıldığının kabul edilemeyeceği, davacının haciz tehdidi olmadan borcu kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu bononun keşidecisi … Kağıtçılık Ltd. Şti. kefili …, lehtarı …’dır. Keşideci şirket adına bonoyu imzalayan kişi de …’dır. Bu durumda keşideci şirket temsilcisi, kefil, lehtarı aynı kişidir. Bonoyu düzenleyen şirket yetkilisi kendisini lehtar olarak gösterip bono düzenleyemez. Eğer böyle bir şeyi istiyorsa bu hususu poliçe düzenlemek suretiyle gerçekleştirilebilir. Lehtar ve keşideci sıfatı birleşen dava konusu belge bono niteliğinde olmadığından alacaklının bu senetlere dayanarak ciro yoluyla senedi eline geçirip takip yapması mümkün değildir. Çünkü bono vasfında bulunmayan belgedeki hak ancak alacağın temliki suretiyle devredilebilir. Davalıya B.K.’nun 163. maddesi anlamında bir temlik işlemi bulunmadığından davalı yetkili hamil olarak kabul edilemez. Diğer taraftan 27.12.2005 tarihli temlikname düzenlenmiştir. Temlik, bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla düzenlendiğinin kabulü gerekir. Bunun aksini savunan kişi savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.