Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/9886 E. 2008/5002 K. 08.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9886
KARAR NO : 2008/5002
KARAR TARİHİ : 08.05.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya olan borcu nedeniyle sıralı şekilde düzenlenmiş çekler verdiğini, ayrıca teminat olarak keşide yeri ve tanzim tarihi boş olan toplam tutarı 80.000 YTL olan (2) adet çekin de yine davalıya verildiğini, müvekkilinin davalı ile görüşüp borcunu erken ödemek istediğini davalıya bildirmesi üzerine borcun 117.400 YTL kaldığı hususunda tarafların mutabakata varıp, müvekkilinin borcu için 30.10.2005 vadeli 117.400 YTL bedelli çekin davalıya verildiği ve ödendiğini, taraflar arasında düzenlenen 13.9.2005 tarihli yazılı anlaşma uyarınca davalının elinde bulunan toplam tutarı 80.000 YTL olan, (2) adet çek ile yine davalı elinde bulunan (1) adet 3.400 YTL bedelli ve (3) adet 3.500 YTL bedelli çekleri müvekkiline iade etmeyip takibe koyduğunu, müvekkilinin haciz nedeniyle davalıya ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek, müvekkilinin çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile ödenen 11.000 YTL’nın yasal faizi ile davalıdan tahsiline ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen 31.3.2005 tarihli yazılı anlaşma uyarınca, davacının erken ödeme taahhüdünde bulunmuş olmasına rağmen, ödemenin gerçekleşmediğini, çeklerin halen müvekkilinin elinde olup kısmi tahsilat yapıldığını, davacının talebi üzerine 1.8.2005 tanzim tarihli taahhüt senedi ve ona bağlı 117.400 YTL bedelli çekin aynı bedelli senet alındığı için davacıya iade edildiğini, çekin üzerine iptal yazısı yazılmasının ödeme anlamına gelmeyeceğini öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının halen davalıya 112.508.95 YTL borcu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyada örneği bulunan 13.9.2005 tarihli belgede 117.400 YTL bedelli senet ödendiğinde 80.000 YTL bedelli çekin davacı …’ya iade edileceği hususu belirtilmiştir. Davalı vekili 14.4.2006 tarihli dilekçesinde davacıya 117.400 YTL bedelli çeki iade edip, karşılığında 31.10.2005 ödeme günlü 117.400 YTL bedelli senet aldıklarını, bu senedin halen ellerinde olup icraya konulmadığını ifade etmiştir. Bu durumda mahkemece davalı yana, sözü edilen senedi ibraz olanağı sağlanıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.