YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/23483
KARAR NO : 2008/16613
KARAR TARİHİ : 27.10.2008
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, 22.10.1997 tarihinde geçirdiği bir iş kazası sonucu vefat eden oğulları …’dan dolayı gelir bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki delillere,toplanan belgelere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı … ile davalının tüm,davacı anne Meside nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava sigortalı …’ın 22.10.1997 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölümü nedeniyle davacı anne Meside ile baba Zülküf’ün kendilerine ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişsede varılan sonuç doğru değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, sigortalının bekar olarak 23.10.1997 tarihinde ölümünden sonra davacı anne ve babasının S.S.K.’na müracaat ederek aylık tahsisi talebinde bulundukları, Kurumca yapılan tahkikat sonucunda davacıların sigortalı çocuk Celal’ın desteğini almadıkları geçimlerine katkısının bulunmadığı tesbit olunarak ölüm aylığı bağlanmadığı anlaşılmıştır.
Sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde ” geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ” ibareleri 29.7.2003 tarihli 4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesi ile değiştirilerek ” sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı yasaya göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ” ibareleri getirilmiştir. Bu tür yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. H.G.K.’nun 06.04.2005 tarihli, 2005-10-183 Esas, 2005-241 Karar nolu kararıda bu yöndedir.
Davanın Yasal dayanağını oluşturan 4958 sayılı Yasanın 35. maddesinde;”506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 23 üncü maddesinin VII. numaralı bendi ile 68 inci maddesinin VI. numaralı bendindeki “çalışmaya” kelimesinden sonra gelmek üzere “buralardan gelir veya aylık almaya” ibaresi eklenmiş, 24 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 71 inci maddesinin IV. numaralı bendindeki “geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen” ibareleri ile 69 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki “geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen” ibaresi “sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan” şeklinde değiştirilmiş, 68 inci maddenin (I) numaralı bendinin (C) alt bendinin (a) fıkrasında ve 71 inci maddesinin (I) numaralı bendinin (C) alt bendinde yer alan “erkek” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.” hükmü düzenlenmiştir.
Hal böyle olunca;Davacı anneye yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 6.8.2003 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2.bendinin tamamen silinerek yerine “Davacı anne Meside Demirbağ’a 06.08.2003 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin Tesbitine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine, 27.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi