Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/8360 E. 2023/136 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8360
KARAR NO : 2023/136
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2322-2020/24
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2018 tarihli ve 2018/130 Esas, 2018/204 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin 9 ncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2018/2322 Esas, 2020/24 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.02.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafi temyiz dilekçesinde özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın bu yapıya dini duygularla girdiğine, ifadesi sırasında yaklaşık 50 kişiyi teşhis ettiğine, sanık hakkında 221/3 ncü maddesinin uygulanması gerektiğine, müvekkilinin verdiği beyanlar ile bir çok kişi hakkında soruşturma başlanmasının sağlandığına, mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, kararın bozulmasına karar verilmesine ilişkindir.
B. Sanık temyiz dilekçesinde özetle;
Silahlı terör örgütüne ancak bilerek ve isteyerek üye olunacağına, özel kastla işlenebilen bir suç olduğuna, etkin pişmanlıkta bulunduğuna, azami oranda faydalanması gerektiğine, sadece dini duygularla hareket ettiğine, bilerek ve isteyerek devleti ve milleti zor duruma sokacak eylem içerisinde bulunmadığına, kararın lehine bozularak beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Plastik cerrahi uzmanı olan Sanık …’nın … Tıp Fakültesi mezunu olduğu. … Üniversitesi Plastik Cerrahi Bölümünde çalışmaya başladığında, Uğur isimli kişinin kendisi ile irtibata geçtği, 2008 yılı itibariyle … ilinde … Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Bölümünde asistan olarak göreve başladığı, dönemin Romatoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. … (FETÖ/PDY sor.firari şüpheli) ile tanıştığı, Prof. Dr. … bana “senin gibi çalışkan asistanlara ihtiyacımız var neden radyoloji bölümünü bıraktın” şeklinde söylemlerde bulunduğu, kendisini … Kolejinin üst katma davet ettiği,orada …’inde orada olduğunu gördüğü, toplantı gerçekleştirdikleri, …’in Serhat Kolejinde çalıştığını bildiği …’ten sonra ismini … olarak bildiği gerçek ismini … olduğunu sonradan öğrendiği örgüt kişinin toplantılarına katıldığı, ismini … olarak bildiği savcılık aşamasında evini teşhis etmek suretiyle kimliğine ulaşılmasını sağladığı … sohbet toplantılarına iştirak ettiği, kimliği tespit edilemeyen … Kod adlı sahsın evini teşhis etmek suretiyle kimliğine ulaşılmasını sağladığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü’nün … Üniversitesi Tıp Fakültesi içerisindeki oluşumunun içerisinde yer aldığı, üniversite içerisinde akademisyenler arasında oluşturulan grup dahilinde ve gizlilik içerisinde gerçekleştirilen “sohbet” adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığı,asistanlar sohbet grubu içerisinde aktif olan sanığın sohbet grubunu organize ettiği, burs, himmet,bağış adı altında örgüt hesabına para topladığı, sanığın kullandığı cep telefonuna ByLock adlı FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının aralarında haberleşmede ve örgütsel iletişimde kullandıkları kriptolu haberleşme programını yüklediği, bu programı kullandığı ve programı başkalarına yüklediği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organik yapısı içerisinde yer aldığı ve böylece söz konusu terör örgütünün bir üyesi olduğu böylelikle sanığın atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, savunma, etkin pişmanlık kapsamında alınan ifade içerikleri, olay tutanağı, ByLock tespit tutanağı ve dosya içindeki diğer delillerden anlaşıldığı, her ne kadar sanık savunmasında bu yapı içerisinde dini duygularla ve akademik baskı altında bulunduğunu beyan etmiş ise de, kamuda çalışan uzman bir tıp doktorunun sohbet adı altında gizli toplantılar gerçekleştirmesinin üyelik kastını ortaya koyduğu, zira sağlık kurumunun kurumunda uzman doktor olan sanığın mevcut gizlilik ve tedbir içeren uygulamaları sorgulayabilecek konumda olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organik yapısı içerisinde yer aldığı ve böylece söz konusu terör örgütünün bir üyesi olduğu,adının başka bir örgüt mensubu tarafından deşifre edilmesine kadar kendini gizlediği, sanığın deşifre oluncaya kadar örgütle olan bağlılığını devam ettirdiği, sonradan etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen sanığın bildiklerini anlattığı, örgüt içerisinde örgütle bağlantısı olan kişilerin isimlerini verdiği, örgütün faaliyeti ve yapısı hakkında bildiklerini anlattığı, örgüt yapılanması içerisinde kod isimlerini bildiği ancak açık kimlik bilgilerini bilmediği örgüt sorumluları ile gizlilik içerisinde “sohbet” adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, gizlilik nedeniyle sabit ya da kontörlü telefonlarla aranması neticesinde örgüt mensupları ile irtibat kurduğu, yukarıda ayrıntıları izah edilen fetullahçı silahlı terör örgütü fetö/pdy ile arasında organik ve sıkı bir bağ olduğu, örgütün bir üyesi olduğu, halen görevi başında iken adının örgüt içinde kişi olarak anılmasından sonra etkin pişmanlıkta bulunarak atılı eylemleri de ikrar ettiği, örgütün yapısı ve faaliyeti hakkında beyanlarda bulunduğu dikkate alınarak savunmalara itibar edilmediği, TCK. 61. maddesine göre sanığın atılı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği ve etkin pişmanlık gösterdiği sabit olmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan 3713 sayılı yasanın 7/1 maddesi yollaması ile Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1, TCK’nun 221/4 maddesinin son cümlesi uyarınca suçun işleniş şekli, örgütün niteliği, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. TCK 221. madde de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinde aynı yasanın 4. fıkrasında kişinin örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi ve bu bilgileri yakalandıktan sonra ilgili birimlere aktarması halinde hakkında verilen cezadan 1/3’den 3/4’e kadar indirim yapılacağı amir hükmü gereğince sanığın vermiş olduğu bu bilgileri mahkememizce de tekrarladığı anlaşıldığından sanık hakkında takdiren 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırma cihetine gidildiği, sanık uzun yıllar bu silahlı terör örgütünün içinde bulunmuş, terör örgütünü iyi bilebilecek kişilerden olmasına rağmen değişik çekincelerler örgüt içinde kalmaya devam etmiş olmakla hakkında TCK’nun 221/3 maddesi ile 221/4 maddesinin birinci cümlesi uygulanmamasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesinin ve mütemâdi suçlardan olan terör örgütüne üye olma suçunun suç tarihinin, temâdinin kesildiği ilk yakalama tarihi olduğundan gerekçeli karardaki suç tarihinin 24.08.2016 olarak düzeltilmesinin mahallinde mümkün görüldüğü belirtilerek sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken hâl olarak kabul edilmiştir.
Amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde (TCK’nın 221/2 m.), hakkında soruşturma başladıktan sonra gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde (TCK’nın 221/4 m. ilk cümlesi), verilen bilgilerin samimi ve örgütlü suçlarla mücadelede yararlı olması durumunda yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde (TCK’nın 221/3 m.) sanık hakkında şahsi cezasızlık nedeni uygulanacaktır.
Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanmış olup örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde cezasından indirim yapılacaktır (TCK’nın 221/4 ncü fıkra 2 nci cümlesi).
Oluş, iddia, sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Usulü işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği savunması ve dosya içerisine gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre sanığın ByLock kullanıcısı olması, sohbet adı altında örgütsel toplantılara katılması, örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütle bağını devam ettirmesi nazara alındığında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyete yönelik vicdani kanının kesin tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği anlaşılmakla sanığın örgüt üyesi olarak kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK 221/4-2 ncicümlesi gereğince hakkında etkin pişmanlıktan dolayı ceza indirimi uygulanan sanıkla ilgili olarak; etkin pişmanlıktan kaynaklı indirim oranını uygularken, sanığın örgütte kaldığı süre, konumu, uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkı sağladığı etkin pişmanlığın gerçekleştiği aşama ve verilen bilgilerin niteliği dikkate alınarak sanık hakkında en üst seviyeden indirim oranı uygulanması gerekirken hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı olduğu görülmekle tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2018/2322 Esas, 2020/24 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.