YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7002
KARAR NO : 2008/308
KARAR TARİHİ : 24.01.2008
Mahkemesi : ….İcra Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı SSK.Başkanlığı ile Marmara Vergi Dairesi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikâyet sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Şikayetçi banka vekili alacaklarının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11 ve 13 ncü maddeleri yollamasıyla aynı yasanın 136 ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 nci maddesi uyarınca kamu alacağı niteliğinde olduğunu ve imtiyazlı bulunduğunu; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 69/II nci maddesi uyarınca satış bedelinin tamamının müvekkili bankaya verilmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra Mahkemesince evrak üzerinden yapılan incelemeye ve alınan bilirkişi raporuna göre, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalılar SSK. Başkanlığı ile Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Sıra cetvelindeki sıraya yönelik itirazlar kural olarak şikâyet niteliğinde ise de, yapılacak yargılamada İcra ve İflas Kanunu’nun 18 nci maddesinde belirtilen takdir hakkının duruşma açılması ve şikâyet sonucunda hakları etkilenebilecek diğer alacaklıların savunma haklarını kullanabilmelerini teminen, duruşmaya daveti ile taraf teşkili sağlanması yönünde kullanılması gerekir. Açıklanan ilkeye aykırı biçimde, evrak üzerinde inceleme yapılması ve diğer alacaklıların bilirkişi raporuna itiraz hakkından mahrum edilmesi doğru değildir.
2- Hükmün gerekçesiz olması hem Anayasanın 132 nci ve hem de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 nci maddesine açıkça aykırıdır.
3- 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11 ve 13 ncü maddeleri ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 nci maddesi uyarınca davacı banka alacaklarının takip ve tahsilinde kamu ve fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin hükümlerin uygulanması, bu uygulamanın üçüncü kişilerin muvazaadan ari hakları aleyhine sonuç doğurmaması şartına bağlanmıştır; Hukuk Genel Kurulu’nun 18.10.2006 gün ve 19-649-661 E.K. sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda mahkemece anılan şartın bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması da hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda 1, 2 ve 3 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.