YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6773
KARAR NO : 2008/356
KARAR TARİHİ : 24.01.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senet ile icra takibine giriştiğini, ancak senetteki imzaların davacıya ait olmadığını, borçlu olunmadığını belirterek, icra takibinin iptaline, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle % 40’ tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin senedi diğer takip borçlusundan aldığını, iyiniyetli hamil olduğunu, davalının bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, Adli Tıp Kurumu’ ndan alınan “ senetteki imzanın davacı eli mahsulü olmadığına” ilişkin rapor , toplanan delillere göre, davacının icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının temyizi, kötüniyet tazminatı talebinin reddedilmiş olmasının doğru olmadığı yönüne ilişkindir. Her ne kadar mahkemece davalının senedi ciro yolu ile eline geçirdiği biçiminde bir gerekçeye yer verilmiş ise de, dava konusu senedin incelenmesinde davacının keşideci, davalının ise lehtar konumunda olduğu görülmektedir. Başka bir ifade ile mahkemenin gerekçesinin aksine senette ciroya rastlanılmamıştır. Hal böyle olunca, arada başka biri bulunmadığından somut olayda davalının senedin davacı tarafından imzalanıp imzalanmadığını bilebilecek durumda olduğunun ve bunun sonucunda kötüniyetle takip yaptığının kabulü gerektiğinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.