YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1231
KARAR NO : 2023/1647
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/547 E., 2020/410 K.
DAVALILAR : 1-… 2-…
3-… vekilleri Avukat …
4-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 17.06.2011
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasından verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İkinci kez verilen karar davacı SGK vekilince temyiz edilmiş olup Dairemizce temyiz istemlerinin kabulü ile ikinci kez bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen üçüncü karar davacı SGK vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı SGK vekili dava dilekçesinde özetle; 18.08.2002 tarihinde davalılar … ve …’ nun miras bırakanı olan oğulları …’nun sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araç ile davalı …’un sevk ve idaresindeki Avusturya plakalı … plakalı aracın … yolu üzerinde çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazası neticesinde … plaka sayılı aracın içinde bulunan kurum emekli sandığının 72.891.145 iştirakçisi olan …’ın vefat ettiğini, … plakalı aracın malikinin …, … plaka sayılı aracın malikinin ise … olduğunu, diğer taraftan sürücü …’nun kaza sırasında vefat ettiğini ve yasal mirasçılarının davalılar … ve … olduğunu, söz konusu olayla ilgili olarak soruşturma ve ceza mahkemesinde yargılama yapıldığını, araç sürücüsü …hakkında ek takipsizlik kararı, diğer sürücü … hakkında ise mahkumiyet kararı verildiğini, gerek yargılama sırasında aldırılan 31.12.2002 tarihli Adli Tıp Kurum raporunda ve gerekse Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesi kararında müteveffa sürücü …’nun 5/8 oranında, diğer sürücü olan davalı …’un ise 3/8 oranında kusurlarının bulunduğunun belirtildiğini, iştirakçileri olan …’ın toplam hizmetinin 5 yıl 10 ay olduğunu, kurumlarınca 01.10.2003 tarihinden itibaren …’ın eşine ve oğluna ödeme yapıldığını ve aylık bağlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 26.993,09 TL’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın cerayan etmesinden bu tarafa geçen zamanın 10 yıl civarında olduğunu, B.K’ nın 60 ıncı maddesi ve KTK’ nın 109 uncu maddesi nazara alındığında davacının talebinin zamanaşımına uğradığını ve davacı tarafça haksız açılan davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli ve 2013/831 E., 2013/945 K., sayılı kararıyla; “Mahkememizce yapılan yeniden yargılama sonucunda Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 01.04.2013 tarih ve 2012/12026 E., 2013/6324 K., sayılı bozma ilamına uyularak; yasal dayanağı 5434 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi olması nedeniyle, davaya iş mahkemesi sıfatıyla değil genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerektiği anlaşılmış ve dava genel mahkeme sıfatıyla yeniden ele alınarak değerlendirilmiştir. Netice itibarı ile; davalılar hakkında daha önceden aynı nedenlerle 2008 yılında dava açıldığı, daha sonra davanın takip edilmemesi nedeniyle dava dosyasının 26.01.2010 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği, gerek gelirlerin bağlanma tarihi ve gerekse Asliye Ceza Mahkemesinde dava konusu edilen fiil hakkında mahkeme kararının 24.04.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği ve davalı tarafça zamanaşımı def’inde bulunulması da dikkate alınarak (Hukuk Genel Kurulunun 11.10.1995 E., 1995/585, K., 1995/778 nolu ilamı da gözetilerek), açılan davanın reddine” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Bozma ilamında; “…zamanaşımı def’inin tüm davalılar tarafından yasal süre içinde yapılıp yapılmadığı irdelenmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ” hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 18.08.2002 tarihinde sürücüsü davalılar …ve … ‘ın murisi … ile maliki davalı Adana Tekel sürücüsü diğer davalı …’un olduğu araçların karıştığı kazada … vefat etmiş olup davacı kurumca müteveffanın yakınlara ödeme yapıldığı görülmüştür. Davalılardan …,… murisleri …’ın mirasçısı olarak sorumlu olup,davalılardan … sürücü diğer davalı Adana ise araç kayıt maliki olarak sorumlu bulunmaktadır. Davalıların sorumluluğu müşterek ve müteselsil sorumluluğa dayanmaktadır. Davacı tarafça müteveffa yakınlarına yapılan ödemelerin davalılar kusuruna isabet eden kısmını davalıların karşılaması gerekmektedir. Fakat davalılardan … yasal süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmuş olup kendisi açısından sorumluluktan kurtulmuştur. Bu nedenlerle dosya kapsamında bulunan ve hüküm kurmaya elverişli kusur raporu ile 07.04.2020 tarihli hesap raporları dikkate alınarak davacının davasının … yönünden zamanaşımı nedeni ile ayrı ayrı reddine diğer davalılar yönünden kabulüne karar verildiği belirtilerek;
“Açılan davanın kısmen kabulü ile ile;
– …’ın vefatı nedeni ilk peşin sermaye değerli gelirden doğan kurum zararı 15.000 TL’nin dava tarihi olan 17.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar …, … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine,
– …’ın vefatı nedeni ile yakınlarına ödenen aylıklardan doğan kurum zararı 36.870,38 TL’nin dava tarihi olan 17.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar …, … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine,
-Davalı …’e karşı açılan …’ın vefatı nedeni ilk peşin sermaye değerli gelirden doğan kurum zararı ve …’ın vefatı nedeni ile yakınlarına ödenen aylıklardan doğan kurum zararına ilişkin davaların ayrı ayrı reddine,” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı SGK vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği, davalılardan … yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bu davalı yönünden zamanaşımı süresinin geçmediği, ayrıca davalılardan … yönünden lehine vekalet ücretine hüküm kurulmasının hukuki kaidelere aykırı olduğu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı … vekili tarafından; Kurum tarafından yapılan ödemelerin kusur oranında sorumluluk yükletilmesi gerekirken, ödemelerin tamamının tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi hesap raporlarının çelişkili olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 18.08.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden Emekli Sandığı iştirakçisinin hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5434 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı SGK ve davalı … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…