Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/943 E. 2009/10502 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/943
KARAR NO : 2009/10502
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu Alanya’da bulunan taşınmazı, davalı …’a 15.000 YTL bedelle haricen sattığını ve davalının talebi üzerine, tapu devri işlemlerinin gerçekleşmesi için, davalının akrabası dava dışı …’a vekalet verdiğini ve bu vekaletname uyarınca, taşınmazın davalının talebi doğrultusunda dava dışı … adına tapuda tescil edildiğini, davalı …’ın müvekkiline olan borcunu nakit olarak ödeyememesi üzerine, davalıya ait 3.600 m3 mermerinin 43.200 YTL bedelle müvekkiline satılmasını, satış bedelinin 15.000 YTL’lık kısmının müvekkilinin taşınmaz satımı nedeniyle doğan alacağına mahsup edilmesini 27.500 YTL’lık kısım için ise mermerlerin tam ve zamanında teslimi halinde geçerli olmak üzere (2) adet teminat senedinin düzenlenmesi hususunda tarafların anlaştıklarını ve 06.05.2004 tarihli bir protokol düzenlendiğini, protokol uyarınca da senetlerin davalı …’a teslim edildiğini, protokolün dava dışı … ve … tarafından şahit sıfatı ile imzalandığını ancak davalı …’ın mermerlerden sadece 644 m3 lük kısmını teslim edip, geri kalan 2956 m3’lük kısmının ise teslim etmediğini, teslim edilen mermerlerinde alıcısı dava dışı kişi tarafından iade edilmek istenmesi üzerine davalı …’a ihtarname keşide edilip, senetlerin iade edilmesi ve mermerlerin geri alınmasının istendiğini, ancak davalının durumdan haberi olan cirantalara ciro edilip, senedin hamil diğer davalı … tarafından icraya konduğunu, davalı …’un senetlerin bedelsiz kaldığını bildiği halde kötüniyetli olarak takibe geçtiğini öne sürerek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin dava konusu bonoları alacaklı olduğu …’tan ciro yolu ile devraldığını ve borç ödenmediği için de takibe koyduğunu, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
../..

(2)

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının Alanya’da bulunan taşınmazını haricen davalı …’a satıp, satım işlemleri için, davalının akrabası …’a vekaletname verdiği ve taşınmazın bu vekaletname uyarınca dava dışı şahsa tapuda devredildiği, taşınmaz bedelinin mermer verilmek suretiyle ödenmesi mermerlerin bakiye bedeli hususunda iki adet senet verilmesi konusunda tarafların protokol düzenlediği, protokolün senette ciranta olan Hüdai Bilgen ve … tarafından da tanık sıfatı ile imzalandığı, ancak davalı …’ın sözleşmede belirtilen mermerlerin tamamını teslim ettiğini ispat edemediği, bunun üzerine davacının noter kanalı ile borcun ödenmesini talep ettiği dava konusu senetlerin ciranta … tarafından akrabası olan diğer davalı hamil …’a ciro edildiği ve davalı …’un senetlerin bedelsiz kaldığını bilecek durumda olduğu ve davacının zararına hareket ederek senetleri takibe koyduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacı yararına %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.