Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8159 E. 2023/456 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8159
KARAR NO : 2023/456
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edenine ait dava konusu 159 ada 7 parsel numaralı taşınmazın önce davalılar tarafından haksız şekilde işgal edildiğini belirterek elatmanın önlenmesini ve taşınmazın eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların herhangi bir üstün hakka dayanmadan dava konusu taşınmazı tasarruf ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, elatmanın önlenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Dava konusu taşınmazın toplulaştırma ile oluşturulmuş olup vekil edenlerine yer teslimi yapılmadığını,

2. Vekil edenlerinin kendilerine ait tarlanın bir kısmının toplulaştırma ile başkası adına tescil edildiğinden haberi olmadığını,

3. Taşınmazın bu şekilde kullanıldığını ve ekip biçilen yerlerin kendi tapulu arazileri olduklarını sandıklarını,

4. Davacının taşınmazı satın aldığını bildirmesinden sonra kullanımın bırakıldığını,

5. Dava tarihi itibariyle bir müdahalenin bulunmadığını,

6. Yargılama aşamasında taşınmazın el değiştirdiğini,

7. Satan ve alan kişilerin iyiniyetli olmadığını,

8. Taşınmaz kuru tarım arazisi olmasına rağmen sulu olarak kabul edilerek fazla değer biçildiğini,

9. Yargılama giderlerinin usul ve yasaya aykırı tesis edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Dava konusu taşınmazı dava tarihi itibariyle kullanmamalarına rağmen aleyhlerine karar verildiğini,

2.Dava konusu yerin toplulaştırma öncesi kendi parselleri içinde kaldığını ve toplulaştırma işlemlerinin de kanunun ruhuna ve amacına aykırı yapıldığını,

3. Toplulaştırma işlemlerine karşı açılan bir takım idari yargı davalarının kazanıldığını,

4. Tüm köylülerce dava konusu edilen toplulaştırma işlemine konu idari yargı davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini,

5.Dava konusu taşınmazın sürekli kötüniyetli olarak el değiştirdiğini,

6. Taşınmaz kuru tarım arazisi olmasına rağmen sulu olarak kabul edilerek fazla değer biçildiğini,

7. Yargılama giderlerinin usul ve yasaya aykırı tesis edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı, hükmün fer’ilerinde usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 nci maddesi şöyledir:
“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaz davacı adına kayıt olup davalıların mülkiyetten ve sözleşmeden kaynaklı hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunmadığı görülmektedir.

3. Bu şekli ile elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci

fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.