YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10340
KARAR NO : 2008/6301
KARAR TARİHİ : 06.06.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar …, … vekili ile diğer davalı şirket tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketten alacağı mallara karşılık toplam 2.022.000.000.TL bedelli altı adet bonoyu keşide ederek davalı şirket ortaklarına teslim etmiş ise de, davalıların 490.300.000.TL’lik fatura kapsamında mal gönderdiğini ve bakiye tutara yönelik mal göndermediğini ancak buna rağmen beş adet bonoya dayalı olarak davalılar … ve … tarafından müvekkili aleyhine takip başlatıldığını belirterek müvekkilinin bonolar nedeniyle davalılara 1.531.700.000.TL borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sürerken davacı vekili, bu kez aynı bonolara dayalı olarak aynı gerekçelerle … Tekstil aleyhine 1.531.700.000.TL borçlu olmadığının tespitine yönelik olarak Konya Asliye 4.Hukuk Mahkemesinde menfi tespit davası açmış anılan mahkemece 2002/1084 Esas, 2003/87 Karar sayılı ilamla 24.2.2003’de birleştirme kararı verilerek bu dosyanın esası kapatılmıştır.
Davalı şirket vekili ve diğer davalılar vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece takibe konu bonolarda düzenleme sebebinin boş bırakıldığı ve davalı gerçek şahısların nakden düzenlendiğine dair savunmalarını ispatlayamadıkları, ayrıca lehdar kısmı boş ve teminat olarak verilen bonolara kendi adlarını yazarak takibe geçtikleri anlaşılmış olmakla davanın kabulüyle bonolar nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tesbitine, Konya 7.İcra Müdürlüğünün 2001/2523 Esas sayılı dosyasına yapılan 645.000.000.TL ödemenin %40’ı oranında 258.000.000.TL kötüniyet tazminatının davalı … ’dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılarca ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Davalı şirketin dava konusu senetlerde her hangi bir sıfatı bulunmamaktadır. Nitekim adı geçen davalı davacıdan alacağı bulunmadığını belirtmiştir. Davacı dava konusu senetleri davalı şirketten alacağı mallara karşılık avans niteliğinde boş olarak düzenleyip diğer davalılara verdiğini, ancak anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia etmiş ise de, bu yöndeki iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Davalı yan tanık dinlenmesine muvafakat etmediğinden somut olayda tanık dinlenmesi usule aykırıdır.
2-Öte yandan ispat külfeti davacıda olduğu halde ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek davalıya yemin hakkının hatırlatılması da isabetsizdir. Ne var ki, senetlerin üç tanesinde …. lehdar göründüğü halde senet arkasında …’in cirosunun bulunduğu, başka bir deyişle lehdarın cirosunun bulunmadığı ve böylece ciro silsilesinde kopukluk olduğu görülmektedir. Her ne kadar … ismi ve imzası yazılıysa da bunlar çizilmiştir. Çizilen cirolar yok hükmündedir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.