Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/5559 E. 2008/9671 K. 16.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5559
KARAR NO : 2008/9671
KARAR TARİHİ : 16.10.2008

Mahkemesi :Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapıldığını , müvekkilinin takibe konu çekleri hamiline düzenleyip, …’a verdiğini, …’ında … İletişim Hizm.Ltd.Şti’ye ciro ettiğini, hamilin çekleri bankaya ibrazında karşılıksız olduğunun yazılıp,hamile iade edildiğini, davacının daha sonra çek bedelini ödediğini,yetkili hamilin çek asıllarını ilk ciranta …’a teslim ettiğini,…’ın ibraname belgesi ile davacı keşideciden hiçbir alacağı kalmadığını beyan ettiğini, ancak çek asıllarının davacıya iade edilmeyip, çekte cirosu olmayan, ticari alışverişle ilgisi bulunmayan S.. M..’na teslim edildiğini, çeklerin bankaya ibraz sırasında davalı …’nun cirosu bulunmadığını, icra dosyasında alacaklı hamil görünen davalının yetkili meşru hamil olmayıp, cironun sonradan yapıldığını, çekleri takibe koymaya yetkili olmadığını, bankadan çek asıllarının istenmesi durumunda iddianın gerçekliğinin anlaşılacağını, davalı yanca çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilip yetkili hamil olması halinde alacağın temlik alan durumuna geldiğini, bu halde ilk hamile karşı ileri sürülebilecek itiraz ve def’ilerin temlik alana karşı da ileri sürülebileceğini, ilk hamilin çek bedellerini nakden ve peşin aldığını yazılı olarak belirtip, davacıyı ibra ettiğinden çeklerin bu yönüyle de karşılıksız kaldığını, çeklerin davacıya iadesi gerekirken sonradan araya ciro atmak yoluyla hamil olan 3.kişiye verildiğini, takip alacaklısının araya sonradan ciro atmasının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek,borçlu olunmadığının tespiti ile takibin iptaline, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin hamiline yazılı olup, davalının çeki alacağına karşılık aldığını,yetkili hamil bulunduğunu, yetkili hamil davalıya bir ödeme yapılmadığını, ödeme iddiasının takip alacaklısı davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini,keşidecinin çeke dayalı ödemeyi çekin kendisine tevdii mukabilinde yapacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, icra dosyaları, bankaların cevabi yazıları çek örnekleri, temlik sözleşmesi, ibraname,toplanan delillere göre davacının keşide ettiği çeklerden dolayı çeki elinde bulunduran davalıya karşı sorumlu ve borçlu bulunduğundan davanın ve şartları oluşmayan davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takibine konu edilen çeklerde davalının yetkili hamil olup olmadığı noktasında uyuşmazlıklar bulunmaktadır. … Bank’tan alınan cevabi yazıda, ibraz tarihi itibariyle çeklerden (2) adedinde davalı Songül’ün imzasının bulunmadığı, (3) çekin ise aslının bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkemece dosyadaki bu bilgi ve belgeler karşısında davalının dava konusu çeklerde yetkili hamil olduğunun kabulünü gerektiren inandırıcı ve gerektirici sebepler karar yerinde gösterilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 16.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.