Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9592 E. 2023/125 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9592
KARAR NO : 2023/125
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1305 E., 2018/2169 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2018 tarihli ve 2017/282 Esas, 2018/25 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun)3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.10.2018 tarihli ve 2018/1305 Esas, 2018/2169 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin 07.11.2018 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu yapının 15 Temmuz 2016 sonrasında silahlı terör örgütü olduğunun ortaya konulduğuna, … Eğitim Sendikasına üye olanların örgüt üyesi olarak düşünülmesinin hakkaniyetle ve adaletle bağdaşmayacağına, … Eğitim Gönüllüleri Derneğinin legal olarak kurulduğu ve faaliyetlerine legal olarak devam eden bir derneğe üye olunmasının da bir kimseyi örgüt üyesi yapmayacağına, HTS kayıtlarının içerik tespitinin yapılmadığına, mahkemenin bir kısım tanıkların yargılama aşamasında verdikleri ifadelerine itibar etmediği, soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar ettiğine, sanığın iftar çadırında yemek dağıtma ve kermeslere katılma faaliyetlerinde bulunmadığına, Bank …’daki hesabına kimsenin talimatıyla para yatırmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan ayrılmak suretiyle belirlenmesinde kanun maddesindeki terimlerin sıralanması suretiyle hüküm kurularak 5237 sayılı Kanunun 61.maddesine aykırı davranıldığına ilişkindir.
Sanığın ve sanık müdafiin 13.01.2023 tarihli dilekçelerinde ise özetle; sanığın etkin pişmanlık kapsamında tekrar ifadesine başvurularak sanık hakkında verilen kararın 5237 sayılı Kanunun 221/4 maddesi yönünden bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda : Tüm kovuşturma evrakı ile delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle, “Sanık …’ın … İli … ilçesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden ihraç edildiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan … Etiğim Sen isimli sendikaya kapatılma tarihine kadar üye olduğu, örgütün illegal faaliyetlerin legal hale getirilmesi için kullanılan kuruluşlardan olan … Eğitim Gönüllüleri derneği denetim kurulu üyesi olduğu, … Katılım Bankası Anonim Şirketinde hesabının bulunduğu, bu hesaplarına 25/12/2013 tarihi itibariyle para bulunmazken 17/01/2014 tarihinde 1000 TL bedelli katılım hesabı açtığı, sanığın … Katılım Bankası hesabında gerçekleştirdiği hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı neticesinde gerçekleştirdiği kanaatine varıldığı, yine sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen şahıslarla irtibatlı olduğu, örgüte ait sanığın Alaşehir’de düzenlenen FETÖ nün öğretmen sohbet grubuna katıldığı, ASİAD’ın Ramazan iftar çadırında yemek dağıtma faaliyetine katıldığı, FETÖ ye gelir sağlamak amacıyla düzenlenen kermeslere katıldığı, sohbet gruplarını organize ettiği, bu gruplarda ders hocalığı yaptığı, … Eğitim Sen üyesi olduğu, örgütte aktif rol aldığı anlaşılmıştır. Bir kısım tanıklar kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında soruşturma aşamasındaki beyanlarını değiştirmişler ise de, tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarının içeriği ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak tanıkların kovuşturma aşamasındaki beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlar olduğu kanaatine varılmıştır.
Sanığın ByLock isimli gizli haberleşme programını kullanmadığının tespit edilmiş olması ve dosya içerisindeki mevcut delil ve bilgiler göz önüne alınarak kamu davası yeterince aydınlandığından ve yargılamaya katkı sağlamayacağından dijital materyallerin incelenmesine ilişkin … Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabının beklenilmesinden, dosya kapsamında mevcut tüm tanık beyanları dikkate alınarak tanık …’ün dinlenilmesinden vazgeçilmiştir.
Sanık savunmalarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle herhangi bir irtibatının bulunmadığını, örgüte ait toplantılara katılmadığını, … Katılım Bankasına örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırmadığını beyan etmişse de; yukarıda tartışılan tespit ve değerlendirmeler karşısında sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu ve itibar edilemeyeceği kanatine varılmıştır.
Örgütte aktif rol aldığı sabit olmakla her ne kadar sanık hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinin atfıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/1. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü yönetme suçu ile cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmışsa da terör örgütü yönetme suçunun oluşabilmesi için örgütün amaçları doğrultusunda örgütü idare etmeyi, emir ve direktif vermeyi, örgüt içinde inisiyatif alma ve karar verme gücüne sahip olmayı gerektirdiğinden dosya kapsamında bulunan tüm deliller dikkate alındığında sanığın örgüt içinde inisiyatif alma ve karar verme gücüne sahip olmadığı anlaşılmakla sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütü yönetme suçunu oluşturmadığı kanaatine varılmıştır. Sanığın yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan eylemleri ile örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK’nın 7/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği yapılan yargılama ve toplanan delillerle sabit olmakla, sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/2 maddesi gereğince sanığın örgüt içerisindeki konumu, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, dosyaya yansıyan kişiliği, meydana gelen netice göz önüne,sanığın örgüt içindeki konumu dikkate alınarak alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanığın işlemiş olduğu suçun 3713 sayılı Kanunun 3. maddesinde belirtilen terör suçları kapsamında kaldığı anlaşıldığından sanığa verilen cezada 3713 sayılı Kanunu’nun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmıştır. Sanığa verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK 62 madde uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılması gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge adliye mahkemesince, “Sanık hakkında kurulan hükümde silahlı terör örgütü üyeliği suçlarında uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanunun 7/1. maddesinin atıf maddesi olarak gösterildiği görülmüş ise de, hükmün birinci paragrafında yer alan “… 7/1 maddesi delaletiyle …” kısmının çıkarılarak hükmün CMK’nın 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Belirtilen husus dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafi Av. …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla,
CMK’nın 280/1-a maddesi yollaması ile CMK’nın 303. maddesi gereğince hükümde “… 7/1 maddesi delaletiyle …” bölümün ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle, hukuka aykırılığın düzeltilerek sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın ve sanık müdafiin temyiz aşamasında bir kısım bilgiler de vermek suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildiren 13.01.2023 tarihli dilekçelerinde örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediği nazara alındığında, duruşmada hazır edilerek detaylı bir şekilde beyanlarının alınıp, gerekirse kollukta teşhis işlemi de yaptırılmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli ve faydalı olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.10.2018 tarihli ve 2018/1305 Esas, 2018/2169 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.