YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9493
KARAR NO : 2023/214
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacı erkeğin müvekkilini ve müvekkilinin ilk evliliğinden olma kızı …’yı bir çok kez darp ettiğini, müvekkiline ve çocuklarına hakaret ettiğini, ölümle tehdit ettiğini, kızı …’nın arkadaşına sarkıntılık yaptığını iddia ederek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, müşterek çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesini, müşterek çocuklar için aylık 500,00er TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili yararına aylık 750,00 tedbir ve yoksulluk nafakasına, 50.000,00 maddî ve 50.000,00 manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı-karşı davalı kadın vekili süresi içerisinde sunduğu karşı davaya ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı karşı davacı erkeğin iddialarının asılsız olduğunu, müşterek haneden ayrıldıktan sonra kardeşleri ile birlikte yaşadığını beyan ederek, davalı karşı davacı erkeğin davasının reddi ile dava ve boşanmanın fer’î niteliğindeki taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı karşı davalı kadının iddialarının asılsız olduğu, davacı-karşı davalı kadının 10 yıl önce başka bir erkek ile ilişkisinin ortaya çıktığını ancak müvekkilinin bu durumu affettiğini ancak davacı-karşı davalı kadının sadakatsizliğinin devam ettiğini, son olarak başka bir erkek ile birlikte yaşamak maksadı ile ortak haneyi terk ettiğini, bu şekilde birlik görevlerini yerine getirmediğini, birlikte yaşadığı kişinin müvekkilini tehdit ettiğini iddia ederek, tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, tarafların ortak çocuklarının velâyetinin babaya verilmesini ve çocuklar için aylık 1.000,00’er TL tedbir ve iştirak nafakası ile müvekkili yararına 50.000,00 maddî, 50.000,00 manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalı kadının ortak haneyi terk ettiği, bir müddet … isimli kişi ile birlikte … ilinde yaşadığı sonrasında … isimli kişi ile birlikte …’de yaşadığı bu şekilde sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve çocuklarını arayıp sormadığı, maddî ve manevî yardımda bulunmadığı, davalı-karşı davacı erkeğin ise kusurunun ispatlamadığı gerekçesi ile boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı kadının tamamen kusurlu olduğu belirtilerek, davacı karşı davalı kadının davasının reddine, davalı-karşı davacı erkeğin davasının kısmen kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, tarafların ortak çocuğu … ve …’nın velâyetinin babaya verilmesine, çocuklar için aylık 100,00’er TL tedbir ve 200,00’er TL iştirak nafakasına, davalı-karşı davacı erkek yararına 7.500,00 maddî, 7.500,00 manevî tazminata, davacı-karşı davalı kadının tedbir, yoksulluk nafakası ile tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşine karşı bir çok kez fiziksel ve sözlü şiddet uygulayan erkeğin tamamen kusurlu olduğu, bu hususta ceza yargılama dosyaları ile soruşturma dosyalarının bulunduğu, davalı-karşı davacı erkeğin tanıklarının yakın akrabası olduğu, yanlı beyanda bulundukları, hükme esas alınamayacağı, sadakatsizlik iddiasının gerçeği yansıtmadığı, müvekkilinin düzenli geliri ve işi olmadığı, tazminatları ödeyecek gücü olmadığı belirtilerek, reddedilen davası, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden ilk derece mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının hatalı olduğu belirtilerek, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karşılıklı boşanma davalarının kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusur belirlemesi ile velâyeti babaya verilen ortak çocuklar yararına hüküm altına alınana nafakalar ve davacı-karşı davalı erkek yararına maddî, manevî tazminata hükmedilmesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve miktarları noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 166 ncı, 174 üncü ve 175 inci, 182 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının …’e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.