Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9648 E. 2023/2272 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9648
KARAR NO : 2023/2272
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı-borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından düzenlenen böyle bir bononun söz konusu olmadığını, müvekkilinin bu bonodan kaynaklı borcunun olmadığını, bono lehtarı olarak görünen dava dışı…aleyhine 11.09.2018 tarihinde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/804 Esas sayılı dosyası ile Menfi Tespit davası açıldığını, anılan mahkemenin 12.09.2018 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile de “bononun icra takibine konu edilmemesine” şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkiline gönderilen protestonun Beyoğlu 17. Noterliği’nin 05.09.2018 tarih ve 13175 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile iade edildiğini, ödememe protestosundan görüleceği üzere takibe konu edilen bononun dava dışı…tarafından ödememe protestosu çekildikten sonra cirolandığı ve alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu belirterek borca, faize, komisyona ve bilcümle ferilerine itirazlarının kabulü ile müvekkili aleyhine girişilen icra takibinin durdurulmasına, davalı aleyhine % 20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmada; “Cevap dilekçemizi ve beyan dilekçemizi tekrar ederiz, dava konusu icra borcu ödenmiştir, davanın konusu kalmamıştır, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilsin” şeklinde beyanda bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından her ne kadar borcu bulunmadığından bahisle borca itiraz davası açılmış ise de; davacının borcun ödendiğini ve borçlu olmadığını İİK 169/a maddesindeki belgelerle ispat edemediği, davalı alacaklının, davacının menfi tespit davasının tarafı olmadığı, davacının takibe dayanak senede ilişkin imzaya itirazının bulunmadığı gerekçesiyle borca itirazın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Bononun…tarafından protestodan sonra cirolandığını, bonoyla ilgili menfi tespit davası açtıklarını, ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararının davalıya da tebliği üzerine davalı tarafından ihtiyati tedbire esas teminat miktarına itiraz edildiğini ancak davaya müdahil olunmadığını, müvekkilinin üstünde kurulan haciz baskısı nedeniyle aslında var olmayan bir borcu ödenmek durumunda kaldığını, Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki davanın bekletici mesele yapılmasını talebinin İlk Derece Mahkemesince atlanıldığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı iddialarını İİK’nın 169. maddesinde nitelikleri yazılı belgelerle ispat edemediğinden kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla etmekle birlikte ek olarak; dava dışı Burhan Topaloğlu’nun müvekkil şirketin müdürü iken, 19.12.2017 tarihli genel kurul kararı ile müvekkil şirketteki görevi ve yetkisi usulüne uygun biçimde sona ermesine karşın haksız menfaat temin etmek ve müvekkil şirketi zarara uğratmak saikiyle geçmiş tarihli olarak sanki görev süresi içindeymiş gibi göstererek müvekkil şirketin keşidecisi olduğu şekilde gösterip bir üçüncü kişi lehine bono düzenlemiş ve üçüncü şahsın iyiniyeti kavramına sığınarak TTK’nın 687/1.maddesi korumasından yararlanmak istenmiş olup, Burhan Topaloğlu’nun mezkur eylemine istinaden TCK 210/1 ila 158/1-h bendi kapsamında hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/159498 nolu dosyasıyla suç duyurusunda bulunulduğundan bahisle kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte borca itiraza ilişkin olup, takibin durdurulması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, YHGK’nın 17.3.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı, İİK’nın 169/a maddesi, 3095 Sayılı Kanun’un 2/2. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.