Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/10962 E. 2023/1343 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10962
KARAR NO : 2023/1343
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/142 E., 2022/344 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanunm) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2008 tarihli, 2008/52 Esas, 2008/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 28.05.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Çaycuma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/468 Esas, 2015/300 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 24.06.2012 tarihinde işlediği, kasten yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 25.03.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli, 2015/284 Esas ve 2015/703 Karar sayılı kararı ileTunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2008 tarihli, 2008/52 Esas, 2008/106 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli, 2015/284 Esas ve 2015/703 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/7155 Esas, 2021/3390 Karar sayılı kararı ile;
a)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.11.2014 tarihli 2013/830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; CMK’nin 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiğinden; somut olayda sanığın sabit kabul edilen fiilinin ne olduğu belirtilip buna dayanak olan deliller gösterilip tartışılmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
b)Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, mahkumiyet hükmünün konusunu teşkil eden suça konu belge celp edilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının gerekçeli kararda tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma sonrası Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarih, 2021/142 Esas, 2022/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci maddesinin e fıkrası gereğince beraat kararı verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2022 tarihli 11/2022/142430 no’lu zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğnameye dosya temyiz incelemesi için dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın olay günü aracında takılı bulunan 34 SGV 70 sayılı plakalar üzerinde soruşturma aşamasında yapılan kriminal inceleme sonucu Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 05.03.2008 tarih ve İZ-2008 /118 sayılı ekspertiz raporuna göre sanığın aracında takılı bulunan plakaların sahte olduğunun ve iğfal kabiliyetini taşıdığının belirlendiği, Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme Müdürlüğünün cevabi yazısında ise; 34 SGV 70 sayılı plakanın 15.04.2005 tarihinde 41 LZ 477 sayılı plakaya nakil gittiği belirtilerek söz konusu plakanın o tarih itibariyle hiç bir araca tahsis edilmediğinin belirtildiği, sanığın alınan ifadesinde söz konusu plakaları yolda bularak aracına taktığını beyan ettiği, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği ve itibar edilemeyeceği, her ne kadar suça konu plakalar kovuşturma aşamasında celp edilerek aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı konusunda inceleme yapılamamış ise de, soruşturma aşamasında suça konu plakalar üzerinde yapılan incelemelerin suçun sübutu açısından mahkumiyete yeter derecede inandırıcı ve yeterli delil şartını sağladığı, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde 34 SGV 70 sayılı plakanın takılı bulunduğu araç ile trafik kazası yaptığı,
trafik polis memurlarınca trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiği, sanığın sevk ve idaresindeki aracın tescil belgeleri kontrol edildiğinde, 67 ZF 838 sayılı plakaya tescilli olduğunun tespit edildiği, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 05.03.2008 tarih ve İZ-2008/118 sayılı ekspertiz raporuna göre, sanığın aracında takılı bulunan plakaların sahte oldukları anlaşılmıştır.
2. Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarih, 2021/142 Esas, 2022/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; her ne kadar bilirkişi raporunda plakaların sahte olduğu ve aldatma yeteneğine haiz olduğu belirtilmiş ise de cezalandırma koşulu olarak suça konu belgenin aldatma yeteneğine haiz olup olmadığının mahkeme önünde değerlendirilmesi hususu plakaların kaybolması nedeniyle mahkeme huzurunda incelenerek değerlendirilmesi kesin olarak mümkün olmadığınından belgede sahtecilik suçundan sanığın cezalandırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 28.05.2008 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 24.06.2012 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu, bu sebeple 19.01.2008 suç tarihinden itibaren olağanüstü dava zamanaşımın, 29.04.2008 sorgu tarihinden hükmün açıklandığı 26.11.2015 tarihe kadar ve son kesen mahkumiyet hükmünün verildiği 26.11.2015 tarihinden itibaren de olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşılmakla zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu, yapılan tüm araştırmalarda adli emanette suçun hem maddi konusu hem de delilini teşkil eden plakalara rastlanılmadığının bildirildiği anlaşıldığından mahkemenin beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2021/142 Esas, 2022/344 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.