YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5022
KARAR NO : 2023/1997
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/299 E., 2020/291 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2012 tarihli ve 2009/555 Esas, 2012/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis ve 20.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2012 tarihli ve 2009/555 Esas, 2012/332 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 12.10.2015 tarihli ve 2014/3635 Esas, 2015/29820 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2017 tarihli ve 2015/682 Esas, 2017/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar Ahmet Günay, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, şikayetçi …, Dilek Okçi, …, …, …’a yönelik güveni kötüye kullanma suçundan her bir katılan ve şikayetçi için ayrı ayrı olmak üzere 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş; verilen cezaların, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince 2 yıl 11 ay hapis ve 20.400,00 TL adli para cezası olarak infazına karar verilmiştir.
4. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2017 tarihli ve 2015/682 Esas, 2017/344 Karar sayılı kararının katılanlar …, … ve … ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 18.02.2019 tarihli ve 2017/38170 Esas, 2019/828 Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2019/299 Esas, 2020/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sonuç ceza olarak 2 yıl 11 ay hapis ve 20.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve zamanaşımının gerçekleştiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında güveni kötüye kullanma olarak yanlış yazılan suç adının görevi kötüye kullanma ve 2008 olarak eksik yazılan suç tarihinin, en aleyhe kabulle sanığın görevden uzaklaştırıldığı 27.01.2009 olduğu belirlenerek ve belirtilen hususların mahallinde düzeltilmesinin mümkün olduğu değerlendirilerek inceleme yapılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Dosya kapsamına göre; 27.01.2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2019/299 Esas, 2020/291 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.