YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2142
KARAR NO : 2009/3428
KARAR TARİHİ : 21.04.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının dükkanını içindeki medikal mallarla birlikte borçlu-davalıya devredip, bunun karşılığında davalıdan 15.000.00 YTL tutarlı yazılı belgeyi aldığını, davalının borcu karşılığında çek verdiği halde borcunu ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, icra takibine çekle başlandığını, çekin peşin ödeme vasıtası olup, çek altındaki keşideci imzasının da davalıca inkar edilmediği, ispat külfetinin borçlu da olduğu, borçlu davalının delil bildirmediği, bu suretle çek nedeniyle davalının borçlu olduğunun kabulünün gerektiği, davacı vekilinin işlemiş faiz talebinden vazgeçtiği gerekçesiyle, davanın kısmen asıl alacak yönünden kabulüne, davalının icra takibine vaki itirazının 15.000.00 YTL yönünden ve bu tutara takip tarihinden itibaren %25’i aşmayacak şekilde artan-eksilen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, hükmolunan bedelin %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İcra takibinin dayanağı olan belgede TTK’nun 692/5.maddesine uygun şekilde keşide yeri yazılı olmadığı gibi aynı Yasa’nın 693/3.maddesine göre de keşidecinin ad ve soyadı yanında herhangi bir yer ismi de yazılı olmadığından bu belgenin çek olarak kabulü mümkün değildir. Belge hamiline düzenlendiğinden, lehtarın adı yer almadığından BK’nun 457 v.d. maddelerinde düzenlenen havaleden de bahsedilemez. Şu halde bu belgeyi elinde bulunduran davacının istemde bulunabilmesi için gerçekte davalıdan böyle bir alacağı olduğunu yahut davalının alacaklısı olan kimseden geçerli temlik ile bu hakkı temellük ettiğini ispat etmesi gerekir. Davacı dava dilekçesinde davalı ile aralarında olan temel ilişkiye dayanmıştır. Bu nedenle mahkemece ispat külfetinin davalıda değil, davacıda olduğu gözetilerek davacıdan bu yöndeki delilleri sorularak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.