Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/505 E. 2023/1594 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/505
KARAR NO : 2023/1594
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/302 E., 2022/710 K.
SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 2.Sulh Ceza Mahkemesi’nin, 02.11.2011 tarihli ve 2011/262 Esas, 2011/995 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun üçüncü, dördüncü ve beşinci maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılama yapılmak üzere dosyanın Manisa Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Görevsizlik kararı üzerine, Manisa 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 27.10.2015 tarihli ve 2011/736 Esas, 2015/611 Karar sayılı sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle aynı Kanunun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektrilmesine karar verilmiştir.
3. Manisa 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 27.10.2015 tarihli ve 2011/736 Esas, 2015/611 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2020/2879 Esas, 2022/3988 Karar sayılı ilâmıyla, suç vasfından bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, Manisa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2022/302 Esas, 2022/710 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 209 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektrilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik incelemeye, suçun sübut bulmadığına ve zamanaşımı süresinin dolduğuna, ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanığın suça konu senedi icra takibine koyduğu 01.06.2010 tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden karar başlığına şikayet tarihi olan 14.10.2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı “Açığa imzanın kötüye kullanılması” suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında olması nedeniyle mahkemece dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 01.05.2022 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği 30.05.2022 tarihe kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmelik’inin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu tespit edilmiştir.
3. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği zamanaşımın kesilmesi halinde, zamanaşımı süresinin ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağının belirtilmiş olması nedeniyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.
4. Suç tarihinin 01.06.2010 olduğu ve duran süreler de dikkate alındığında, bu tarihten hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olduğu halde yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Manisa 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 31.10.2022 tarihli ve 2022/302 Esas, 2022/710 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.