YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13643
KARAR NO : 2023/754
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; ihalede zarar unsuru bulunmadığından bahisle şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve şikayetçi ipotek borçlusu aleyhine para cezasına hükmedilmemiştir.
Kararın şikayetçi ipotek borçlusu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
İpotek borçlusu şikayet dilekçesinde; ilan yapılan gazetenin yeterli olmadığını, İcra Mahkemesine yaptığı kıymet takdir raporuna itirazın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, pandemi nedeniyle taşınmaz fiyatlarında oluşan artış nedeniyle kıymetin yeniden belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın tapu kaydında bulunan şerhe rağmen satış yapılmasının usulsüz olduğunu ve ilan edilen satış saatlerine riayet edilmediğini ileri sürerek, tapunun 9 parselinde kayıtlı taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı banka cevap dilekçesinde; İİK’nın 128/a maddesinde belirlenen 2 yıllık süre geçmeden satış yapıldığını, borçlunun ileri sürdüğü hususun bu maddede sayılan ve yeniden kıymet takdiri yapılmasını gerektiren hallerden olmadığını, kıymet takdir raporuna itirazın ilgili mahkemece, gider avansının sürede yatırılmaması nedeniyle reddedildiğini ve bu karar yerinde olmakla birlikte kararın kesinleştiğini, muhammen değerinin üzerinde satılan taşınmazın ihalesinde zarar unsuru bulunmadığını, taşınmazın tapu kaydında bulunan elkoyma tedbirinin satışa engel olmadığı yönünde ilgili ceza mahkemesince verilen cevabı yazı bulunduğunu ileri sürerek, şikayetin reddi ile birlikte şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesini istemiştir.
Şikayet edilen ihale alıcısı cevap dilekçesinde; şikayete konu ihalede ihalenin feshi sebeplerinin bulunmadığını, satışa konu tebligatların ve ilanların usulüne uygun yapıldığını, ilanda belirtilen satış saatlerinde ihalenin gerçekleştirildiğini, Yargıtay içtihatları gereğince pandeminin kıymet takdirinin yeniden yapılmasını gerektiren nedenlerden olmadığını, ihalede zarar unsuru bulunmadığını, ilgili ceza mahkemesinin cevabı yazısı ile taşınmazın tapu kaydındaki şerhin satışa engel olmadığının anlaşıldığını ileri sürerek, şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; satışın ilan edildiği … Gazetesi’nin tirajının satış kararına uygun ve yeterli olduğu, satışa ilişkin tebligatların usule uygun yapıldığı belirtildikten sonra, şikayete konu taşınmazın, muhammen değerinin üzerinde bir bedele satılması nedeniyle ihalede zarar unsuru bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine ve şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotek borçlusu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İpotek borçlusu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, kıymet takdir raporunun usulüne uygun kesinleşmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; şikayetçinin İcra Mahkemesine yaptığı kıymet takdir raporuna itiraz başvurusunun ilgili mahkemece, gider avansı yatırılmadığından usulden reddedilmiş olması nedeniyle, ihalenin feshi aşamasında kıymete ilişkin iddiaların fesih nedeni yapılamayacağı belirtildikten sonra, İlk Derece Mahkemesinin ihalede zarar unsuru bulunmadığından bahisle şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine ilişkin kararının, taşınmazın kıymetinin kesinleşmiş olması nedeniyle yerinde olduğu gerekçesiyle, şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotek borçlusu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi ipotek borçlusu temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 128/a, 134., HMK md. 115/2, 120,
3. Değerlendirme
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nın 128/a maddesine göre; “Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler”. Aynı maddenin son fıkrasına göre kıymet taktirine karşı yapılan şikayet hakkındaki İcra Mahkemesi kararı kesin olup temyiz edilemez.
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde İcra Mahkemesince itirazın incelemesiz reddedilmesi halinde, İcra Mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Ancak, kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler.
İİK’nın 128/a-1. maddesi son cümlesinde ise; ”Şikayet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine yatırılması halinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi halde başka bir işleme gerek olmaksızın şikayet kesin olarak reddedilir…” hükmüne yer verilmekle birlikte, dava harçları ve gider avansının mahkeme veznesinde UYAP ortamında tahsil edildiği düşünüldüğünde, maddede belirtilen gerekli masraf ve ücret toplamının dava açılırken davacı tarafından tam olarak tespitinin mümkün olmadığının kabulü gerekir. Şikayetçi yasada yazılı olan ve gerekli masraf olarak ifade edilen miktar saptanmadan bu masrafı kendiliğinden belirleyip yatıramaz. Yasanın bu amir hükmünden anlaşılması gereken, kıymet takdirine itiraz eden şikayetçinin en az mahkeme yasal yolluğunu yatırması, eksik miktarın ise verilen kesin süre içerisinde tamamlanması gerektiğidir. Tüm bu anlatılanlar ışığında, kıymet takdirine itiraz şikayetlerinde mahkemece yapılacak …; İcra Mahkemesine kıymet takdirine itiraz başvurusunda bulunulurken, 7 günlük yasal şikayet süresi içerisinde en az yasal mahkeme yolluğu kadar miktar yatırılmamışsa, hiç bir ihtarat yapılmaksızın İİK’nın 128/a maddesi gereğince kıymet takdirine itiraz şikayetini reddetmek, yasal mahkeme yolluğunu karşılayacak miktar yatırılmış ise, tensip tutanağı ile keşif günü verilerek bilirkişi ücreti ve yol gideri toplamından oluşan eksik masrafın keşif gününe kadar tamamlanması için şikayetçiye kesin süre vermek ve bu kararı şikayetçiye tebliğ etmek, yatırıldığı taktirde keşfi icra etmek, yatırılmadığında ise belirlenen duruşma gününde şikayeti kesin olarak reddetmektir.
6100 sayılı HMK’nın ”Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 120. maddesinin gerekçesinde ”…her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına ..” belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, şikayet dilekçesinde kıymet takdir raporuna itirazın haksız reddedildiği ve kıymetin düşük belirlendiği iddiaları fesih nedeni olarak ileri sürülmüş ve aşamalarda da bu iddialar tekrar edilmiş olduğundan, söz konusu iddiaların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi maksadıyla, Dairemizin 26.01.2023 tarihli eksiklik talep yazısı ile ilgili kıymet takdir raporuna itiraz dosyası istenmiş olup gönderilen dosyanın incelenmesinde; ipotek borçlusunun … İcra Mahkemesi’nin 2020/73 E. sayılı dosyasında kıymet takdirine itiraz ettiği, dilekçenin mahkemeye ibraz edildiği 16.3.2020 tarihinde harçlara ilave olarak 170,60 TL gider avansı yatırdığı, 07.07.2020 tarihli, tarafların yokluğunda yapılan duruşmada, 10.07.2020 tarihinde keşif yapılmasına ve toplam 750,00 TL keşif masrafının gider avansından karşılanmasına, eksik masraf varsa şikayetçi tarafça ikmaline karar verildiği, ancak bu ara kararın şikayetçiye tebliğine dair bir tebligata rastlanmadığı, belirlenen keşif tarihinde mahkemece tutulan 10.07.2020 tarihli tutanak ile de “keşfe karar verilmiş ise de dosyada masrafın bulunmadığı belirlendikten sonra, yeniden keşif günü belirlenerek toplam 1.134,90 TL eksik masrafın yatırılması için şikayetçiye muhtıra yazılmasına ve 18.09.2020 tarihinde keşif yapılmasına” karar verildiği, yine söz konusu tutanağın şikayetçiye tebliğine dair bir tebligata rastlanmadığı ve 06.10.2020 tarihli son duruşmada şikayetçi tarafından eksik masrafın yatırılmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
Borçlu, kıymet takdirine itiraz dilekçesini ibraz ederken HMK’nın 120. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere keşif ve bilirkişi ücretini de karşılamak üzere avans yatırmıştır. Mahkemece HMK’nın 115/2. maddesi gereğince noksan ücret ve masrafların miktarı da belirtilerek mahkeme veznesine yatırılması için kesin mehil verilmeden ve şikayetçinin yokluğunda belirlenen miktarlara ilişkin tutanak ve duruşma zabıtları şikayetçiye tebliğ edilmeden itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle de, kıymet takdir raporunun usulüne uygun olarak kesinleştiği kabul edilemez.
O halde; şikayetçi ipotek borçlusu tarafından, ihalenin feshi aşamasında ileri sürülen, kıymet takdir raporuna itiraz talebinin reddine ilişkin İcra Mahkemesi kararının yerinde olmadığına dair iddianın, kıymet takdir raporuna itirazın süresinde olduğu da nazara alınarak, fesih nedeni olarak incelenmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, İlk Derece Mahkemesince; ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazların konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek, taşınmazın tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine, muhammen bedelin altında olması halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek eksik inceleme ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Şikayetçi ipotek borçlusunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 14.11.2022 tarih ve 2022/2734 E. – 2022/2678 K. sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 21.7.2022 tarih ve 2022/119 E. – 2022/242 K. sayılı kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.