Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/1395 E. 2009/10409 K. 11.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1395
KARAR NO : 2009/10409
KARAR TARİHİ : 11.11.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalıların,müvekkili Banka ile dava dışı … arasında imzalanan kredi sözleşmesinde kefil olduklarını,borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek asıl borçluya ve davalılara ihtarname gönderildiğini,borcun yine ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davalılar aleyhine Kadıköy 6.İcra Müdürlüğü’nün 2006/12527 Esas sayılı dosyasında başlattıkları icra takibine davalılar tarafından haksız olarak itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verildiğini belirterek, itirazın iptaline,takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, karşılıksız çıkan çekler için Banka tarafından 3167 Sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince ödenen meblağın kefillerden talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda,davalıların davacı Bankaya borçlu olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, itirazın iptali ve takibin devamı ile asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş,hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HUMK.nun 388/son ve 389.maddesi uyarınca “verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”.
Davalılar aleyhlerindeki icra takibine kısmi itirazda bulunmuşlardır. Buna rağmen mahkemece hüküm fıkrasının 4/b bendinin başlangıç kısımlarında itiraz edilen kısım yönünden hüküm kurulmuş gibi ifadelere yer verilmiş ise de aynı bendin son cümlesinde takibe konu edilen toplam miktar üzerinden takibin devamına denilmekle infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesis edilmiştir. Bu yön yukarıda belirtilen yasa maddelerine aykırı olduğu gibi itiraz edilmeden kesinleşen kısmı da içine alacak biçimde icra takibinde talep edilen toplam miktar üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Bu bakımdan mahkemece itirazın kısmi itiraz olduğu gözetilerek somut olay bakımından dava konusu ile sınırlı olmak üzere araştırma ve inceleme yapılıp deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde ve B.K.nun 104/son maddesi hükmüne de aykırılık teşkil etmeyecek biçimde HUMK.nun 388 ve 389.maddelerine uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.