YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8588
KARAR NO : 2022/11080
KARAR TARİHİ : 28.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2019 tarih 2016/14069 Esas ve 2019/5705 Karar sayılı ilamında; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacının davanın açıldığı tarihte dava açmakta haklı olduğu, sigorta tarafından dava tarihinden sonra yapılan ödeme nedeniyle sigorta şirketi yönünden maddi tazminat talebinden feragat ettiği, hakkın özünden feragat etmediği gözetilerek reddedilen maddi tazminat yönünden davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmeyip, kabul olunan manevi tazminat miktarı üzerinden davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı, Ak Sigorta yönünden davasından feragat etmekle bu davalı yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar yönünden geçici iş göremezlik ve maluliyet tazminatı açısından dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının ulaşım masrafından kaynaklı tazminat talebinin kabulü ile 100,00 TL’nin 31.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya
verilmesine, bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın 31.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bozma ilamında, reddedilen maddi tazminat yönünden davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin belirtildiği ve bozma ilamına uyulduğu halde mahkemece reddedilen maddi tazminat üzerinden davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendindeki ”Reddedilen maddi tazminat üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı … lehine takdir olunan 7.718,11 TL” ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.