Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/11439 E. 2008/5533 K. 22.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11439
KARAR NO : 2008/5533
KARAR TARİHİ : 22.05.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
– K A R A R –
Davacı vekili davalı ile müvekkili arasında satım sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin davalıya sipariş listesi ile birlikte mallar geldikçe peyderpey ödenmek üzere her biri 8.000,-YTL bedelli ve 31.01.2005, 29.02.2005, 31.03.2005 ve 30.04.2005 keşide tarihli dört adet çek verdiğini, ancak davalının satım konusu malları teslim etmediğini ve çekleri ciro ettiğini ileri sürerek çeklerden dolayı borçlu bulunmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava da 31.01.2005 tarihli çeke dayalı menfi tesbit davasıdır.
Davalı vekili yetkisizlik itirazında bulunmuş, çekin illetten mücerret olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna ve gönderilen isticvap davetiyesine rağmen davalı yanca ticari defterlerin incelemeye hazır bulundurulmamış olmasına göre asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve birleşen dava satım sözleşmesinden doğan mal bedeli mukabili verilen çeklerden dolayı borçlu bulunulmadığının tesbiti istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 182 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre aksi sözleşme ya da adet ile belirlenmedikçe satım sözleşmesinden doğan edimlerin aynı anda ve karşılıklı olarak ifa edilmesi kuraldır. Davacı mal bedelini peşinen çeklerle ödediğini savunduğuna göre çekleri avans olarak verdiğini ya da malların kendisine teslim edilmediğini usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. … sipariş fişlerinin dava dışı bir şirkete yönelik olarak düzenlendiği dosya içeriğinden ve bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Kaldı ki, bir kısım malların kendisine teslim edildiği ve bunların … isimli şahsa iade edildiği davacının 12.04.2005 tarihli replik dilekçesinde beyan edilmiştir; davacı adı geçen kimsenin davalı ile ilişkisini ve iadeyi de kanıtlama yükü altındadır. Öte yandan defter ibrazı için davalı yana meşruhatlı davetiye çıkartılmışsa da, defterlerin ibraz edilmemesi halinde, bunun hukuki sonucunun ne olacağı konusunda açıklama yapılmamıştır.

Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler gereğince inceleme yapılmak ve ispat yükü üzerinde bulunan davacıya tüm delillerini ibraz için süre verilmek ve gerektiğinde yemin deliline dayandığı da gözetilerek bu hakkı hatırlatılmak suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir hüküm oluşturmak gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.