Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/39209 E. 2023/15629 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/39209
KARAR NO : 2023/15629
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, usule uygun düzenlenmiş vekaletnameye istinaden dosyada görevli bulunan sanık müdafiince sunulan istifa dilekçesinin temyiz başvuru tarihi itibarıyla henüz sanığa tebliğ edilmediği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 41 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ”Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder.” biçimindeki düzenleme uyarınca sanığa tebliğ edilmeyen istifa dilekçesinin temyiz başvuru tarihi itibariyle hukuken sonuç doğurmadığı ve müdafilik görevinin devam ettiği, dolayısıyla süresinde yapılan temyiz başvurusunun geçerli olduğu değerlendirilip tebliğnamedeki iade görüşüne iştirak edilmeyerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 12 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildi.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, verilen cezanın dosya içeriği ile bağdaşmadığına, müvekkilinin samimi beyanlarına ve herhangi bir olumsuz davranışının olmamasına karşın hakkında lehe olan hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına yönelik bulunduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü sanığın ve temyiz dışı sanık …’ün … Sulh Ceza Mahkemesi’nin önleme araması kararına istinaden durdurulmak istendiği ancak sanıkların uygulama noktasında kaçtıklarının ihbar edilmesi üzerine polis memuru olarak görev yapan sikâyetçi ve tanık sıfatı ile beyanına başvurulan …’nin sanıkların peşine düştükleri, olay yerine doğru harekete geçtikleri sırada ters istikametten seyreden sanıkların bulundukları aracı görmeleri üzerine aracın önünü kesmek sureti ile durdurmaya çalıştıkları ancak sanıkların kaçtıkları, şikâyetçi sanık ile tanığın, sanıkların aracını takip ettikleri esnada aracın uygulama noktasına kurulan kapana takıldığı ve bir süre sonra durduğu, müdahale etmek için tanık ile şikâyetçinin aracın yanına gittikleri, şikâyetçinin silahını çekerek şoför mahalline tanığın ise ön yolcu koltuğuna yaklaştığı, sanığın araçtan inerken elini beline doğru götürerek şikâyetçinin üzerine doğru hamle yaptığı hemen sonrasında diğer sanık …’ün de şikâyetçiye saldırdığı ve taraflar arasında arbede yaşandığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. Sanık aşamalardaki savunmalarında olay günü aracında kaçak sigara olduğunu, bu nedenle polisten kaçtığını direnmediklerini savunmuş, şikâyetçi polis memuru hakkında düzenlenen adli raporda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmasının olduğunun tespit edildiği, dinlenen tutanak tanıklarının eylemi ve düzenlenen olay tutanağını doğruladıkları anlaşılarak Yerel Mahkemece suçun sübut bulduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yerel Mahkemece sanık hakkında dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli yasal gerekçe yazılarak erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile diğer lehe hükümlerin uygulanmadığı, bu nedenle mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Adli emanete kayıtlı eşyalar hakkında mahkemece her zaman bir karar verilebileceği değerlendirilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.