Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28929 E. 2023/15622 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28929
KARAR NO : 2023/15622
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmolunan ceza miktarları itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık …’ün duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tüm mahkumiyet hükümleri yönünden 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğnamede tüm suçlar yönünden basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına dair görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz başvurusu, herhangi bir temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesi ile gerçekleştirilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü arkadaşı, tanık …’nin kullandığı araçla seyir halindeyken polis ekiplerinin aracı durdurduğu, yapılan kontrolde araç sürücüsünün emniyet kemerinin takılı olmadığının tespiti üzerine, sanığın araç sürücüsünün kendisi olduğunu beyan ettiği ve tanık … ‘nin kimlik bilgileri yazılarak düzenlenen trafik idari para cezası tutanağının sanık tarafından imzalandığı, katılan polis memuru …’ın şüphelenerek sanıktan kimlik sorması üzerine sanığın kimliğini vermek istemediği ve polis memurlarınca karakola götürülmek istenildiğinde iddianamede belirtilen hakaret ve tehdit sözlerini katılan polis memurlarına söylediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. Olaya dair düzenlenen tutanak içeriğinin mahkemenin kabulü ile aynı doğrultuda olduğu, yine sanığın imzaladığı idari para cezası tutanağının tanık … ‘nin adına düzenlendiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçları Yönünden
1. Sanığın temyiz sebepleri yönünden
Dosya kapsamında bulunan trafik idari para cezası tutanağı, olaya dair kolluk tutanağı ve gerek katılanların beyanları gerekse sanığın savunmaları ile dinlenen tanık anlatımları, özellikle de sanığın aşamalardaki savunmalarında tanık … ‘nin kemerinin takılı olduğunu, sadece kendisinin kemerinin takılı olmadığını, bu nedenle cezanın kendisi adına düzenleneceğini düşünerek tutanağı imzaladığını beyan etmesine karşın, tanık … ‘nin hem kendisinin hem de sanığın kemerinin takılı olmadığını, sanığın kendisine misafir olması nedeniyle arabadan inmemesini, kendisinin ilgileneceğini söylediğini beyan ettiği, bu haliyle sanıkla tanık … ‘nin beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğu da gözetildiğinde, sanığın savunmalarına itibar edilmemesine ve atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Hakaret ve Tehdit Suçları Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında tayin edilen temel cezaların 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırılmasına dair uygulamada, tayin edilen sonuç hapis cezası miktarından 1/4 olduğu anlaşılan arttırım oranının hükümde açıkça belirtilmemesi isabetli görülmemiş ve Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu husus dışında bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Mahkumiyete konu hakaret eyleminin alenen işlenmesi karşısında, sanığa yüklenen eylemlerin basit yargılama usulü kapsamında olmadığı değerlendirilmekle tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret ve Tehdit Suçları Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında sanık hakkında tayin edilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırılmasına ilişkin kısımlarına ”1/4 oranında arttırılması ile” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.