YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/685
KARAR NO : 2023/1431
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1491 E., 2022/2046 K.
DAVA TARİHİ : 15.04.2015
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/34 E., 2020/89 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacı kurumdan ölüm aylığı almakta iken yapılmış olan asılsız bir şikayet sonucu 21.11.2014 tarihinde muvazalı boşanma iddiası ile maaşının kesildiğini, ardından ise 02.03.2015 tarihde Tuzla Devlet Hastanesinden almış olduğu reçetesinin SGK tarafından karşılanmaması sebebiyle 10.03.2015 tarihli dilekçe ile kuruma yazılı başvuru yaptığını fakat hiçbir yazılı cevap verilmediğini, davacının eski eşi Devlet Topçu ile Kadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2001 tarih 2001/446 esas ve 2001/744 Karar sayılı kararı ile boşandığını, davacının boşandıktan sonra eski eşi ile farklı yerlerde yaşadıklarını, davacının şeker hastası olduğunu, davacı ile eski eşi zaman zaman müşterek çocukları için görüştüklerini, ancak evlilik birliğinin devamı niteliğinde birlikte yaşama hususunun mevcut olmadığını, davacının on beş yıldır şeker hastası olması nedeniyle sürekli ilaç ve tedaviye muhtaç olmasına neden olacak bir çok rahatsızlığının bulunması nedeniyle ölüm aylığını kesme işleminin tedbiren durdurulmasına ve yargılama süreci boyunca ölüm aylığına almaya devam etmesi amacıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, davacının geçim sıkıntısına düşmesi ve yargılama giderlerini karşılayabilecek ekonomik durumu bulunmaması sebebiyle adli yardım talebinde bulunduklarını beyanla, kesilen yetim aylığının SGK tarafından kesilme işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili; kurum kayıtlarına göre davacı tarafın muvazaalı bir boşanma ile haksız kazanç yoluna girdiğini, hukuken boşanmış görünmelerine rağmen birlikte yaşantılarına devam ettirmiş olmaları sebebiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu tür ihbarların kurum tarafından usulünce değerlendirilip araştırıldıktan sonra sonuca varıldığını, davacı boşandığı eşi ile birlikteliğini adına kayıtlı konutta devam ettirmiş olduğuna dair kurum kayıtlarının esas kabul edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Kurum denetmen raporu, boşandıktan sonraki dönemde davacı ve eski eşinin aynı hastanelerde tedavi görmesi, apartman karar defterinde davacının eski eşinin imzasının bulunması ve apartman toplantılarına eski eşin katılması, apartmanda ikamet eden komşu tanıklarının beyanları değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk derece mahkemesi tarafından, şikayette bulunan ve dinlenen kişilerle aralarında husumet olduğu, bu nedenle beyanlarının esas alınamayacağına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin eski eşi ile boşandıktan sonra tarafların fiilen ve hukuken ayrı şekilde yaşamalarına devam ettiklerini, birçok rahatsızlığı bulunan ve okuma yazma bilmeyen müvekkilinin bir müddet kayınvalidesinin desteği ile … adresinde yaşadığını, boşanmadan 6 ay sonra dava düşerek babasından aylık için başvuruda bulunduğunu, 2006 yılında çocuklarının desteği ile ev alarak oğlu … ile ikamet ettiğini, onun evlenmesinden sonra da yalnız yaşamaya devam ettiğini, müvekkilinin eski eşinin ise boşanmadan yıllar önce …’da çalışarak orada ikamet ettiğini ve çocukların büyümesi üzerine fiili ayrılığın gerçekleştiğini, akabinde Şarköy ve Kastamonuda yaşamaya devam ettiğini, eski eşlerin müşterek çocukları ve torunları için zaman zaman bir araya geldiklerini, bu bir araya gelişlerin de tarafların konutlarında değil, çocukların evlerinde gerçekleştiğini,tarafların ayrı hayatlarına devam etmekte olduklarını, tüm belgelerin dosyaya sunulduğunu, eski eşin Suadiyedeki evi çocuklarına kullanım hakkı açısından evlenene dek hibe etmiş olup kesinlikle bu evde yaşamadığını, yönetici …’ın mahkeme huzurunda verdiği beyanında apartman makbuzlarının … adına düzenlenmesi sebebinin evin ona ait olmasından dolayı düzenleyip çocukların ziyarete geldikçe verdiğini beyan ettiğini, … ile … arasında husumet bulunduğunu, …’ın daha dün sabah gördüm dediği …’nun Kastamonu Aile Sağlık Ocağı muayene belgesinin mahkemeye sunulduğunu, mahkemenin asılsız tanık beyanlarına itibarla kurduğu kararın yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Kurum denetmen raporu, boşandıktan sonraki dönemde davacı ve eski eşinin aynı hastanelerde tedavi görmesi, apartman karar defterinde davacının eski eşinin imzasının bulunması ve apartman toplantılarına eski eşin katılması, apartmanda ikamet eden komşu tanıklarının beyanları değerlendirilerek davacının istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56 ve 59 uncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20….