Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4593 E. 2009/11505 K. 09.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4593
KARAR NO : 2009/11505
KARAR TARİHİ : 09.12.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 11/11/2008
Nosu : 2006/707-2008/621
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ve davalı vek. Av. …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili hakkında davalı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığını, ancak takip konusu senedin hasta ve yaşlı müvekkilinden komplo ve hileyle alındığını, müvekkilinin alacaklıyı tanımadığı gibi böyle bir bono vermesini gerektiren ticari işinin de bulunmadığını, yapılan incelemelerde imzanın müvekkiline ait çıkmasının müvekkilinin hile ile kandırılarak boş kağıda imzasının alınmasından sonra üstünün doldurulduğunu gösterdiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğu için bononun aksini yazılı delille ispat etmesi gerektiğini,hile iddiasının hiç bir delile dayanmadığını, senet altındaki imzanın 5 adet grofoloji raporuyla davacıya ait olduğunun anlaşıldığını belirterek davanın reddine ve ayrıca ihtiyati tedbir kararı verildiğinden davacının % 40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 15.09.2005 tarihinde davacı vekilinin Cumhuriyet Savcılığına ve icra mahkemesine bu davanın dilekçesindeki benzer iddialarla başvurulduğu, dolayısıyla hilenin en geç bu tarihte öğrenildiği, B.K.’nun 31. maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı belirtilerek, davanın reddine, tedbir kararı verilmiş ve uygulanmış olduğundan İİK.’nun 72/4. hükmü uyarınca davacının % 40 tazminat ödemesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı yanın dava dilekçesinde sahtelik iddiasıyla birlikte hile iddiasına da dayanmış olmasına, mahkemece bu yön gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 09.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.