Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/7951 E. 2023/1105 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7951
KARAR NO : 2023/1105
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/588 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/588 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararının üst Cumhuriyet savcısı, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2019/8348 Esas, 2020/6913 Karar sayılı kararı ile, katılma talebi mahkemece reddedilen …’nın olay nedeniyle yaralanması nedeniyle sanık hakkında 18 .03.2016 tarihinde dava açıldığı, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin sanık hakkında mükerrer cezalandırma olmaması için dosyanın bir kısım evraklarının fotokopisini dosyasına eklenmek üzere Dairemize gönderdiği, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/120 E. sayılı dosyası ile temyize konu dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle her iki dosyanın birleştirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, kusur durumunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların kusur durumu tereddütsüz şekilde saptandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre ise sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken eksik cezaya hükmolunması ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2021 tarihli 2016/120 Esas 2021/45 Karar sayılı kararı ile, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2016/120 Esas sayılı dosyası ile … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/46 Esas sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat olması nedeni ile dava dosyalarının 5271 sayılı Kanunun 8 inci ve devamı maddeleri uyarınca birleştirilmesine, yargılamanın … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/46 Esas numaralı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

4…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli 2021/46 Esas 2022/399 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü ve birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 5275 sayılı Yasanın 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.09.2022 havale tarihli ve 2022/114459 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Temel ceza miktarının eksik olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, hapis cezasının paraya çevrilmesinin doğru olmadığına, takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Sanık …’un suç tarihi olan 04.10.2015 tarihinde sevk ve idaresindeki … ile seyir halindeyken olay tarihinde bisiklet ile seyir halinde bulunan katılanlar Cemal, Çağatay ve … Rıza’nın yanından geçtiği sırada katılanlara çarptığı ve her üç katılanın da yaralanmasına neden olduğu, trafik kazası tespit tutanağı, olay yeri kamera görüntüleri ve dosya kapsamına göre sanığın olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmek suretiyle katılanların yaralanmasına sebebiyet verdiği, 17/02/2022 tarihli ATK raporuna göre de sanığın olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu katılanların ise kusurlarının bulunmadığı, sanığın asli kusurlu olarak katılan …’nin kırık oluşacak şekilde, katılan …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde ve katılan …’nın ise yumuşak doku bozukluğu oluşacak şekilde yaralanmasına neden olmak sureti ile üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır.

2.Özel Olimpos Hastanesi tarafından düzenlenen adli rapor kayıtlarına göre …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, …’nın yumuşak doku bozukluğu oluşacak şekilde, …’nin kırık oluşacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

3.Kaza tespit tutanağında, 04.10.2015 günü, meskun mahal dışında, gündüz vakti, sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile tünel çıkışına 15 metre kala önünde aynı istikamete üçü arka arkaya bir tanesi yan taraflarında ortalarında artçıları olmadan yarış bisikleti ile seyreden sürücü … ve … idaresindeki bisiklet sürücülerinin de arkadan çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, sürücü …’un önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir.

4…. Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 17.02.2022 tarihli raporda kusur dağılımı ;

“A)Sanık sürücü … idaresindeki minibüs ile yola gereken dikkat ve özen göstermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, ön ilersinde seyreden bisikletlilerle arasına mesafe bırakarak geçme eylemini bu araçların solundan yapması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği ön ilerisindeki bisikletlilere kontrolsüzce çarpması ile meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurludur.

B) Müşteki sürücü … idaresindeki bisiklet ile aydınlatmanın bulunduğu mahalde seyir halindeyken olay mahallinde geriden gelen sanık sürücü idaresindeki aracın idaresindeki bisiklete çarpmasıyla meydana gelen olayda olayın oluş şekli de dikkate alındığında kusursuzdur.

C) Müşteki sürücü … idaresindeki bisiklet ile seyir ha65 çarpma nedeniyle savrulan bisikletin, idaresindeki bisiklete çarpması neticesinde yere düşmesi ile meydana gelen olayda, kazaya etken atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.

D)Müşteki sürücü … idaresindeki bisiklet ile çarpma nedeniyle savrulan bisikletin, idaresindeki bisiklete çarpması neticesinde yere düşmesi ile meydana gelen olayda, kazaya etken atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.” şeklinde belirtilmiştir.

5.Trafik kazası olayı ile ilgili olarak … Ayağ tüneli içini gösterir kamera görüntü CD sinin görsel ve yazılı döküm haline getirilmesine dair bilirkişi raporu dosya içerisindedir.

6.Sanık savunmalarında kusuru olmadığını beyan etmiş olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.

7.Olay nedeniyle yaralanan …, … ve … sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkeme kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi ile birlikte 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.

1.Temel Ceza Miktarının Eksik Olduğu Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden;
Oluş, dosya kapsamı, olay ve olgular kısmında ayrıntılı olarak gösterilen deliller kapsamında sanığın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu ancak kazanın tespit edilen seyrinde, Dairemizce kabul gören bilinçli taksir hallerinden herhangi birinin bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Hapis Cezasının Paraya Çevrilmesinin Doğru Olmadığı Yönünden;
5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa bu cezanın, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebileceği, ancak bu hükmün bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olup, dava konusu olayda sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanmasının Hatalı Olduğu Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5.Re’sen Gözetilecek Hususlar Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli 2021/46 Esas 2022/399 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.