YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6810
KARAR NO : 2023/2103
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/864 E., 2015/100 K.
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, suçtan zarar gören vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suçtan zarar gören kurum vekilinin talebi yönünden; yokluğunda verilip usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu ve duruşma gününden usulüne uygun biçimde haberdar edilmesine rağmen katılma talebinde de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Cumhuriyet savcısının talebi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/864 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteği; Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz isteminde belirtilen gerekçelere katıldıklarına, sanığın cezalandırılması yerine beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve hükmün bozulmasına,
ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Suçtan Zarar Gören Kurum Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
1. Yokluğunda verilip 03.03.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 18.03.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı,
2. Dava ve duruşma gününden usulüne uygun biçimde haberdar edilmesine rağmen katılma talebinde bulunmayan suçtan zarar gören kurumun kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, suçtan zarar gören kurum adına vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği,
anlaşılmıştır.
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.02.2015 tarihinde alınan sanığın savunması olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Suçtan Zarar Gören Kurum Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/864 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/864 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.