YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8139
KARAR NO : 2023/721
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2016 tarihli ve 2016/7834 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın, 18.04.2014 tarihli mühürleme tutanağı ile kesilen ve mühürlenen sayacın mührünü kırarak su kullandığının 11.05.2015 tarihli tutanak ile anlaşılması nedeniyle karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarını işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 163/3 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/279 Esas, 2016/434 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurları oluşmadığından ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili temyiz dilekçesinde; sanığın kaçak su kullandığı ve mühürleme işlemine dair tutanak ile fotoğrafın dosyada bulunduğu dikkate alınmadan verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; sanığın kullandığı suyun sayaçtan geçtiğinin bildirildiği, karşılıksız su kullanma kastıyla hareket etmediği, kaçak su kullanımının olmadığı, sanık ve katılan kurum arasında abonelik sözleşmesi olduğu, sayaçtan geçirilerek su kullanımının karşılıksız yararlanma olarak değil, usulsüz kullanım olarak değerlendirilmesi gerektiği ve eylemin hukuki ilişki kapsamında kaldığı nazara alınarak karşılıksız yararlanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı; mühürleme işleminin de özel şirket tarafından yapıldığı, GPRS teknolojisi kullanılarak açma kesme işleminin yapılması nedeniyle mühürleme tutanağının bulunmadığı, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için, madde metninde söz konusu mührün kanun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmasının gerektiğinin ifade edildiği ve bunun da suçun unsurlarından olduğu, madde metninin mefhumu muhalifinden kanun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmamış bir mührün kaldırılması halinde suçun oluşmayacağı; yetkili makam olan … Genel Müdürlüğü tarafından yapılmayıp, yüklenici özel bir firma tarafından yapılan mühürleme işleminin usulüne uygun olmadığı, usulüne uygun bir mühürleme tutanağı ve kanunun aradığı anlamda bir mühürleme işleminin yapılmadığı, bu yönüyle mühür bozma suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığı kabulüyle sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. 11.05.2015 tarihli tutanak ile; borcundan dolayı kesilen sayacın mührü bozularak su kullanıldığı belirlenmiş; sayaca müdahale edildiğine dair herhangi bir tespit yapılmamıştır.
3. Katılan kurumun 18.12.2015 tarihli yazısı ile; açma ve kesme işlemlerinin GPRS teknolojisi ile yapılması nedeniyle, … numaralı abonelik bakımından fiilen mühürleme tutanağının tanzim edilmediği bildirilmiş, 18.04.2014 tarihli GPRS kesme işlemine dair görüntü kaydı dosyaya eklenmek üzere gönderilmiştir.
4. Katılan kurum 26.05.2016 tarihli yazı cevabında; abonenin sayacının mühürlendiğini, mühürleme işleminin yüklenici personel tarafından yapıldığını, kullanılan suyun sayaçtan geçtiğini ve tüketim miktarının engellenmediğini belirtmiştir.
5. Sanık aşamalarda mühür bozmadığını ve kullandığı suyun sayaçtan geçtiğini savunmuştur.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular Başlığı altında 2, 3 ve 4 numaralı paragraflarda ayrıntıları belirlendiği üzere, suyun sayaçtan geçirilerek kullanılması, tüketim miktarının engellenmediğinin tespit edilmesi ve usulüne uygun mühürleme tutanağının bulunmaması hususları birlikte nazara alındığında mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/279 Esas, 2016/434 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.