YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10035
KARAR NO : 2008/6360
KARAR TARİHİ : 09.06.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalının uzun süredir İngiltere’de yaşadığını, müvekkilinin damadının ithalat ve ihracat işi ile uğraştığını, yeğeni …. ın müvekkilini arayarak bir arkadaşının üzüm ihraç etmek istediğini söylediğini, bunun üzerine yeğenini damadına yönlendirdiğini, Türkiye’den 6-7 tır üzüm gönderildiğini, müvekkilinin damadının da paraları ödediğini, 2004 yılında Türkiye’ye dönen müvekkiline, davalının üzüm işinden zarar ettiğini söyleyerek 25.000.000.000 TL’lik senedi zorla imzalattırdığını, müvekkilinin söz konusu senet bedelini yeğenine gönderdiğini, yeğeninin de bu parayı banka yoluyla davalıya havale ettiğini, bu şekilde toplam 24.800.000.000 TL’ lik ödeme yapılmasına rağmen senedin müvekkili aleyhine takibe konulduğunu, havalelerde “Mustafa İri’den senet ödemesi” diye açıklama yapıldığını, taraflar arasında başkaca ticari ilişki ve senet bulunmadığını, yapılan ödemelerin de dava konusu senede ilişkin olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle birden fazla senet düzenlendiğini, davacının başka dekontlarından anlaşılan ödemesinin bir başka senede ilişkin olup, o senedin davacıya iade edildiğini, ödenmeyen senetlerden bir tanesinin de başka bir dosyada takibe konulduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre davacının dayandığı banka havalelerinde ödemelerin dava konusu senede ilişkin olduğu yönünde bir açıklama yapılmadığı, ödemelerin başka senede ilişkin olduğu ve ödemeler üzerine senedin iade edildiği, bir başka takip dosyasına konu edilen senedin taraflar arasında başkaca senet düzenlendiğini gösterdiği, davacının davasını yazılı ve kesin delillerle kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine, tedbir kararının uygulanması nedeniyle de davacının İİK.’nun 72/4. maddesi gereğince % 40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.’nun 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, dava konusu senet bedelini delil olarak dayandığı banka dekontlarıyla ödediğini iddia etmiş, davalı ise banka dekontlarında yer alan ödemelerin dava konusu senetle ilgisi bulunmadığını, davacıya iade ettiği başka bir senede ilişkin olduğunu savunmuştur. Sözü edilen banka dekontlarında “Mustafa İri’den senet ödemesi” yönünde açıklamalar yer almaktadır. Bu durumda banka dekontlarındaki ödemelerin başka bir senede yönelik olduğu yolundaki savunmayı ispat yükü davalıdadır. Mahkemece davalıya savunmasını ispat olanağı tanınıp deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün belirlenmesinde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.