YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8391
KARAR NO : 2023/1240
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların borca itirazlarının kısmen kabulü ile, … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2019/7105 Esas sayılı dosyasında 31.165,00 TL gecikme cezası yönünden davacı/borçlular yönünden takibin durdurulmasına, düzenlenen takip talebi ve ödeme emrinde istenilen %1,625 gecikme cezası ibaresinin çıkarılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, yasal koşulları oluşmadığından taraflar aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf talebinin HMK 353 (1)-b/2 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçluların adresi itibariyle … İcra Dairesi’nin yetkili olduğu, imzaların borçlulara ait olmadığı, şirket adına atılan imzaların da şirket yetkililerine ait olmadığı, borca itiraz edildiği belirtilerek, icra dairesinin yetkisine, imzaya ve borca itiraz ettikleri, takibin iptaline, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili isteminde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yetki itirazı yönünden; davacılar vekilinin yetki itirazının reddine, borca itirazları yönünden takip hukuku açısından geçerli olabilecek İİK’nın 169/a-1 maddesi kapsamında bir belge ibraz edilemediği gibi davalı tarafın da kabul beyanının bulunmadığı, bu nedenle borcun bulunmadığına yönelik itirazın yerinde olmadığı, ancak takibin bonoya dayandığı, takibe konu bonoda talep edilen gecikme cezasının yer almadığı gibi gecikme cezasının talebine imkan sağlayacak sözleşme de sunulmadığından, bu nedenle davacıların borca itirazının kısmen kabulüne ve 31.165,00 TL gecikme cezası yönünden takibin durdurulmasına karar verilmiş, takip talebi ve ödeme emrinde istenilen %1,625 gecikme cezası ibaresinin çıkarılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili: eksik ve hatalı inceleme ile hüküm tesis ettiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı imzaların …’ya ait olmadığını, savunma haklarının kısıtlandığı, bilirkişi raporunda senet bedelinin yanlış yazılmış olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunda bulunmuştur
2. Davalı vekili; İcra takibinde takip talebinde aylık %1,625 ( Yıllık %19,50) oran takip tarihinde geçerli olan mevzuat ile uyumlu olup hukuka uygun olduğu davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürülerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yetki itirazının reddi ve imza itirazının reddi kararının ve gerekçelerinin yerinde olduğu, ayrıca bonolar hakkında uygulanması gereken TTK’nın 778-(1)-d maddesi yollamasıyla aynı Kanununun 725-(1)-b maddesine göre vadenin gelmesinden itibaren işleyecek faizin talep edilmesi mümkün olduğu, takip dayanağı belge, bono niteliğinde olduğundan taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, 3095 sayılı Yasa’nın “Temerrüt faizi” başlıklı 2. maddesinin ticari işlerde temerrüt faizine ilişkin 2. fıkrasındaki avans faizi oranlarının uygulanması gerektiği, takip talebinde ve ödeme emrinde takip tarihinden öncesi için 31.165,00 TL işlemiş gecikme cezası ile takip tarihinden itibaren aylık %1.625 oranında gecikme cezası ile alacağın tahsili istenilen yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere göre dayanağı bulunmadığından istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; imza incelemesi yeterli teknik donanıma sahip laboratuvar ortamında yapılmadığı, bilirkişi raporunda ” hangi ortamda ” inceleme yapıldığına ilişkin hiçbir açıklama da yapılmadığı iddiaları ile davanın kabulü istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü ilamsız takipte yetkiye, imzaya ve borca itiraz edilerek takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. HMK’nın 17. maddesi, İİK’nın 169/a maddesi, TTK’nın 778-(1)-d maddesi yollamasıyla aynı Kanununun 725-(1)-b
3. Değerlendirme
İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının mürafaalı olarak yapılmasına HUMK’nın 438. ve İİK’nin 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oy birliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
Herhangi bir belgedeki imza ve yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.(HGK’nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-382-415 sayılı kararı)
Hükme esas alınan Prof. Dr. …tarafından düzenlenen 02.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise; grafolojik ve grafometrik metotlar uygulanmamış, özellikle imzanın hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduğu fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmemiş sadece incelemeye konu imza örnekleri ile mukayeseye esas imzalar büyütülmekle yetinilmiş, ulaşılan sonucun maddi dayanakları denetime elverişli şekilde ortaya konulmamıştır. (Dairemizin 2007/7064 Esas, 2007/9601 Karar nolu ve 10/05/2007 tarihli kararı, yine Dairemizin 2021/6229 Esas, 2021/11377 Karar nolu ve 14/12/2021 tarihli kararı) Bu nitelikteki bir bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz. Bahsi geçen rapora itibar edilerek sonuca gidilmesi doğru değildir.
O halde, mahkemece yukarıda belirtilen yöntem ve aletlerle inceleme yapılmak üzere yeniden ehil bilirkişilerden oluşacak bir heyetten kuşkudan uzak, Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve borçluların istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.