Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/5328 E. 2007/678 K. 01.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5328
KARAR NO : 2007/678
KARAR TARİHİ : 01.02.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak ve menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı heri iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı karşı davalı vekili, müvekkilinin davalı-karşı davacı bankanın şubesinde vadeli mevduat hesabı bulunduğunu, toplam 22.313.681.024.TL. nin müvekkilinin hesabından alındığını beyan ederek bu miktarın işlem tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, gabin teşkil eden ve BK.’nun 20.maddesine göre geçersiz olan fahiş faizin kısmi butlanla malul olduğu düşüncesiyle İMKB ortalaması ile müşteriye verilen faiz arasındaki fahiş farkın ödenmediğini ileri sürerek asıl davanın reddini, davacı-karşı davalının tahsilini istediği 22.313.681.024.TL miktarında müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitini, karşı davasında talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı karşı davalının mevduat gücünü kullanarak davalı karşı davacı ile aşırı menfaat sağlayacak şekilde sözleşme yapmasının müzayaka halini oluşturduğu, BK’nun 19 ve MK’nun 2. maddesine aykırı olduğu, edimler arasında açık nispetsizlik olduğu gerekçesiyle asıl davanın ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle itirazın iptali davasından sonra menfi tesbit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacı-karşı davalıdan alınmasına, 01.2.2007 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Uyuşmazlık somut olayda gabin koşullarının oluşup oluşmadığı, BK.’nun 19 ve 20. maddeleri gözetildiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin ahlaka aykırı olup olmadığı ve MK.’nun 2.maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılmasından söz edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davacı mevduatını davalı bankada değerlendirmiş ve davalının serbest iradesiyle belirleyip kamuya duyurduğu gecelik faiz oranlarına göre hesaplanan faiz davacının hesabına geçirilmiş ise de sonradan tek taraflı işlemle bir kısmı geri alınmıştır. Davalının bu davranışının hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Taraflar sözleşme serbestisi Prensibi uyarınca karşılıklı serberst iradeleriyle sözleşme imzalamışlardır. O günün genel ekonomik koşulları sadece davalı bankayı değil diğer bankaları da olumsuz yönde etkilemiştir. Davalı bankanın içine düştüğü durum yöneticilerinin basiretsiz davranışlarından ve bankanın kötü yönetiminden kaynaklanmıştır. Hiç kimse kendi kusurundan kendisi lehine sonuçlar çıkaramaz.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve özellikle bilirkişi kurulu raporundaki açıklamalara göre somut olay bakımından Gabinin objektif ve subjektif koşullarının oluşmadığı, davacının, davalının müzayaka halinden yararlandığı iddiasının kanıtlanamadığı, sözleşmenin ahlaka aykırılığından söz edilemeyeceği, davacının hakkını kötüye kullanmasının da söz konusu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyoruz.