YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7997
KARAR NO : 2023/736
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2016 tarihli ve 2016/144 Esas, 2016/134 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında mağdura yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e maddesi gereğince cezalandırılması, aynı Kanun’un 53/1 maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1 maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın, mağdurun ikamet adresinin önünde kilitsiz bir şekilde duran bisikleti çaldığı, çaldığı bisikleti temyiz dışı sanık …’nın işlettiği işyerine 50,00 TL karşılığında sattığı, satarken kimlik fotokopisi ibraz edip, kendisi tarafından satıldığına ilişkin imzalı beyanda bulunduğu anlaşılmış ve mahkemece hayatın olağan akışına uygun görülmeyen sanık savunmalarına itibar edilmeyerek, üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinin kabulü ile sanığın mahkûmiyeti yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Mağdur soruşturma aşamasındaki ifadesinde, bisikletini apartman girişine göre sağ tarafta bulunan duvarın yanına bıraktığını beyan ettiği, mahkemedeki beyanında da binanın bahçesi olmadığını belirttiği, 23.11.2015 tarihli görgü tespit ve fotoğraflama tutanağı içeriğine göre bisikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğindeki bahçesi olarak anlaşıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, suça konu bisikletin bina eklentisi niteliğinde bir yerden çalınıp çalınmadığının dosya kapsamından kesin olarak anlaşılamaması karşısında, mağdurdan olay yerinin mahiyeti sorularak ve gerektiğinde olay yerinde keşif de yapılarak bisikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde bulunduğunun tespiti halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması, aksi halde aynı Kanun’un 141/1 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.