Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5062 E. 2023/1904 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5062
KARAR NO : 2023/1904
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır.

2. Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri ve 53 ünü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istekleri; kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde sanık …’in eski kız arkadaşı olan katılanı yolda yürüdüğü sırada yanında durarak bıçak ile tehdit edip zorla araca bindirdikleri, vatandaşlarca yapılan bir bayanın zorla araca bindirildiğine ilişkin yapılan ihbar üzerine aracın görevlilerce durdurularak katılanın alındığı iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 05.12.2015 tarihli adli muayene raporunda, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
3. Görevlilerce düzenlenen 05.12.2015 tarihli tutanakta, 155 İhbar Hattı’nı arayan bir şahsın, bir bayanın … plakalı bir araca zorla bindirilerek götürüldüğünü beyan etmesi üzerine görevlilerce durdurulan araçta … ile kendisini zorla araca bindirdiklerini iddia ettiği …, … ve …’ın bulunduğu belirtilmiştir.
4. Sanıklar …’in ihbar, sanıklar … ve … tevil yollu ikrarda bulunmuşlardır.

IV. GEREKÇE
Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm deliller birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar …, … ve … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.