Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/1086 E. 2009/9999 K. 02.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1086
KARAR NO : 2009/9999
KARAR TARİHİ : 02.11.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, kardeşi … vasıtasıyla davalının müvekkilinden 150 torba ekmek unu satın ve teslim aldığını, faturayı da …’in imzaladığını, ancak davalının un bedelini ödemediğini belirterek 5.605.50 YTL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan un almadığını, un ya da başka bir şey alması ve kendisini borçlandırması hususunda kardeşine yetki vermediğini, malın kime teslim edilmişse bedelinin ondan alınması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu faturadaki unların davalıya teslim edilmediği, davalının kardeşi …’e teslim edildiği, dinlenen tanıkların davanın ispatına yarayacak delil mahiyetinde değerlendirilemeyeceği, kaldı ki fatura döneminde fırının … isimli dava dışı bir kişi tarafından işletildiği, davacının davasını yazılı belge ile ispatlayamadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya mal satıp teslim ettiğini,ancak bedelini alamadığını iddia etmiş, davalı ise davacıdan dava konusu malları almadığını, malların kardeşi …’e teslim edilmiş olduğunu, kardeşinin ise 10.11.2007 tarihinde işyerinden ayrılıp başkasının yanında çalışmaya başladığını, bu nedenle onun teslim aldığı mallardan kendisinin sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Dava konusu unların 06.12.2007 tarihinde davalının kardeşi … tarafından teslim alındığı, ancak faturanın davalı adına kesildiği dosyaya sunulan fatura ve irsaliye örneği ile irsaliyede teslim alan imzasının sahibi …’in tanık olarak alınan ifadesinden anlaşılmaktadır.
Davalı, savunmalarında işyerini başkasına devrettiğini bildirmiş ise de, 12.12.2007 tarihli noter ihtarnamesinde adına kesilen faturaların kendisi yok iken işyerine kapının altından atıldığını belirtmiştir. İrsaliyeye göre malın 06.12.2007 tarihinde teslim edildiği gözetildiğinde anılan ihtarnamedeki davalı beyanı karşısında malın teslim tarihi itibariyle işyerinin davalı tarafından işletilmekte olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, davalı işyerinin devri konusunda dava dışı … isimli kişiyle arasında 01.10.2007 tarihli bir sözleşme imzalamış ise de …’nun sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle devrin gerçekleşmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Esasen işletmenin devri gerçekleşmiş olsaydı uyuşmazlığın çözümünde BK’nun 179.maddesi hükmünün irdelenmesi de gerekecekti. Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.