YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4843
KARAR NO : 2008/11970
KARAR TARİHİ : 04.12.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, borcuna karşılık 900.00 YTL’ lik senedi davalıya verdiğini, söz konusu senedin bedelinde tahrifat yapılarak 9.000.00 YTL hale getirilip, takibe konulduğunu, 900.00 YTL üzerindeki bedeli kabul etmediğini, talep edilen faiz oranı ve miktarının yasal olmadığını, iddia ederek takibe konu senedin 900.00 YTL miktarı hariç 8.100.00 YTL asıl alacak miktarının ve işlemiş faiz miktarının 1.634.00 YTL kısmının iptali ile faiz miktarının %9 olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre senedin rakamla ve yazıyla değer gösteren hanelerinde yapılan değişikliğin senedin ilk tanzimi esnasında yapılan bir yanlışlığın düzeltilmesi maksadıyla yapıldığını bildiren raporun hüküm vermeye yeterli görüldüğü, takibe konu senedin incelenmesinde ise senet üzerinde esasen düzeltme denebilecek bir değiştirmede olmadığı, 9.000.00 YTL’ deki sıfır rakamının ilk halinin … yazılmasından dolayı büyütüldüğü, yazıyla “y” harfinin “z” olarak düzeltildiği, zaten ilk halinde de “ dokuybin” yazıldığı “bin” olarak açıkça yazıldığı, bunun “yüz” olamayacağı yine kambiyo senetlerine özgü takipte reeskont faizi alınacağı gerekçesi ile davanın reddi ile davalı lehine tazminata hükmolunmuş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’ nun 72/4.maddesi uyarınca alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi için ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmuş olması gerekir. Somut olayda ihtiyati tedbir kararı alınmamıştır. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek davalı alacaklı yararına tazminata karar verilmesi doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmişse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’ nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının (1) nolu bendindeki “asıl alacağın %40 oranındaki inkar tazminatının davacıdan alınıp, davalıya verilmesine” ibaresinin karardan çıkarılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.12 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.