Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18144 E. 2023/776 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18144
KARAR NO : 2023/776
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/118 E., 2015/24 K.
SUÇLAR : … meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarihli ve 2013/118 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında,
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. … meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık (nitelikli dolandırıcılık) suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrası (i) bendi, 52, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar temyiz dilekçelerinde, herhangi bir gerekçe belirtmeksizin, hükümleri temyiz ettiklerini bildirmişlerdir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur …’e ait 34 UFB 29 plakalı aracın, 03.09.2010 tarihinde çalınmasından sonra motor ve şasi numaraları change yöntemiyle değiştirilerek sanıklardan … adına kayıtlı 34 BE 4271 plakalı araç haline haline getirildiği ve bu şekilde Bakırköy 2. Noterliği’nin 10.05.2011 tarihli ve 08303 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesiyle araç alım-satımı işi ile uğraşan sanık … tarafından katılanlardan …’e vekaleten katılan …’ya satıldıktan sonra 06 DJ 8211 sayılı plakayı aldığı, bir süre sonra katılanın da aracı başka bir kişiye satmak istemesi üzerine aracın durumu fark edilerek sanıklar hakkında soruşturma başlatıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklardan …’ın savunmasında, araç alım satımı ile uğraşan diğer sanık …’ın yanında çalıştığını, onun isteği üzerine birkaç kez adına araç satın alınması için vekalet verdiğini, suça konu aracı hatırlamadığını, katılanları tanımadığını beyan etmiş; sanık … ise, suça konu aracı mevcut haliyle satın aldığını ve bir süre kullandıktan sonra sattığını, kimden aldığını hatırlamadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 28.12.2011 tarihli ve İZ-11-00992 uzmanlık numaralı raporunda; aracın şasi numarasının kaynakla, motor blokunun ise tamamen nakil edilmesi suretiyle aracın kimliğinin değiştirildiği, yapılan bu değişikliğin aldatma kabiliyetinin bulunduğu ve aracın gerçekte 34 UFB 29 plaka sayılı araç olduğu bildirilmiştir.
4. Katılanlar … ve … beyanlarında; … plakalı aracı sanık …’tan aldıklarını, bir süre sonra aracın motor ve şasi numarasının sahte olduğunu öğrendiklerini beyan ederek sanıklardan şikayetçi olmuşlar ve davaya katılma talebinde bulunmuşlardır.
5. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarihli ve 2013/118 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararı ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi, sanık savunmaları, katılan ve mağdur beyanları, sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları, şikâyet dilekçesi, Cumhuriyet Savcısı ile görüşme tutanağı, oto görgü, tespit ve geçici muhafaza altına alma tutanağı, Anadolu Sigorta ile yapılan yazışmalar, hazırlık ifade tutanakları, vekaletname suretleri, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; sanık …’ın satın aldığı kişiye ait kimlik, adres ve iletişim bilgilerini verememesi, diğer sanık …’ın da sanık …’ın yanında çalışıyor olması ve onun da aracın kimden alındığı ile ilgili bilgi verememesi, aracın üzerine kayıtlı bir plaka ile change yapılmış olması ile satış işlemlerinde vekalet vermiş olması nazara alındığında eylem birliği halinde oldukları; katılanların anlatımlarının, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında bilirkişi raporları, satım sözleşmeleri ve beyanlarla teyit edilmesi hususları birlikte gözetildiğinde sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gerekçesiyle, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri
sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu, kamu kurumu niteliğindeki Emniyet Genel Müdürlüğünün maddi varlığı olan trafik tescil belgesi kullanarak işledikleri anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek olayda uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinden hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından; suça konu belgeler arasında yer alan ve kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olan Bakırköy 2. Noterliğinin 28.12.2011 tarihli ve 08303 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi nedeniyle sanıkların eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme şekilde sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarihli ve 2013/118 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair yönlerden, eleştirilen hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.