Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/414 E. 2009/9778 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/414
KARAR NO : 2009/9778
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçenin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacılar vekili, davalı …’ın müvekkili Bilginler AŞ.’ye ait benzin istasyonunda müdür olarak çalıştığını ve 12.11.2004 tarihinde işine son verilip tüm yasal haklarının ödendiğini, adı geçen davalının işten ayrıldıktan sonra diğer davacı İntercargo Ltd. şirketinin teminat olmak üzere boş olarak verdiği senetleri iade etmeyip sahte kaşe ve imza kullanarak, diğer davalı …’a ciro edip müvekkilleri hakkında takibe geçtiğini, davalıların elbirliği içinde hareket ettiklerini ve senetlerin bedelsiz olduğunu bildiklerini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek, müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin dava konusu senette iyiniyetli hamil olup, alacağına karşılık diğer davalı …’dan ciro yolu ile aldığını ve ciro imzasının geçerli olduğunu TTK’nun 589.maddesinde imzaların istiklali kuralının getirildiğini, davacının iddialarının müvekkiline karşı yöneltilemeyeceğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalı … ise davacı … AŞ.’de 1993-2004 yılları arasında çalıştığını ve petrol istasyonu müdürlüğü yaptığını, diğer davacı şirketin ise bu istasyonunun müşterisi olduğunu ve şirketin teminat amacı ile senetler verdiğini, 2003 yılında diğer davalı …’dan 10.000 YTL borç para aldığını, bu kişinin teminat senedi istemesi üzerine de, dava konusu senedi ciro edip, diğer davalı …’a verdiğini, ancak daha önce her iki davacı şirket yöneticilerine durumu açıklayıp izinlerini aldığını, daha sonra borcunu ödeyemediği için, senetlerin takibe konulduğunu ifade etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu senedin tanzim tarihinde davalı …’ın davacı … Turizm AŞ.’de istasyon müdürü olarak çalıştığı ve görevi nedeniyle dava konusu bonoyu elinde bulundururken kendi borcundan dolayı ciro edip davalı …’a teslim ettiği anlaşıldığından olayın çözüm yerinin 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesi uyarınca İş Mahkemeleri olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Somut olayda dava konusu bononun işçi işveren ilişkisi nedeni ile tanzim edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece TTK’nun 4.maddesi uyarınca davanın ticari dava olduğu gözetilmeden, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.