Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1357 E. 2008/11020 K. 14.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1357
KARAR NO : 2008/11020
KARAR TARİHİ : 14.11.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :22.10.2007
No :253-386

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya uzun yıllardır tekstil, kimyevi maddeleri mal ve hizmet satışı yaptığını, satış bedelinin ise davalı şirketten nakit,çek vs.diğer ödeme usullerinin yanı sıra Uludağ Vergi Dairesince davalı şirkete iade edilmesi gereken KDV alacaklarının davacı şirkete temlik edilmesi, bu temlikin şirketlerince Bursa Çekirge Vergi Dairesindeki borçlarından düşülmesi yolu ile olduğunu, davalı şirketin vergi idaresi ile yaşadığı ihtilaflardan dolayı dava konusu temlik bedellerinin Çekirge Vergi Dairesince kabul edilmediğini,böylelikle davacının,davalıdan aldığı temliki kullanmadığını ve davacının 16.588.21 YTL tutarı Çekirge Vergi Dairesine yatırmak zorunda kaldığını,talebe rağmen davalının ödeme yapmadığını iddia ederek 16.588.21 YTL alacağın 7.12.2005 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının amme borcuna karşı hiçbir itirazda bulunmadığı gibi müvekkiline haber vermeden vergi dairesine söz konusu parayı ödediğini, müvekkili şirketin KDV alacağını davacıya temlik etmekle tasarruf yetkisinin kalmaması nedeniyle ihtilaf konusu borca karşı dava açma yetkisi bulunmadığını, dava açma hakkı kendisinde olan davacının, bu hakkı kullanmayıp, olayın üzerinden çok uzun bir süre geçtikten sonra kendi ihmalinden ve kendi hatalı edimi neticesinde ödediği amme borcunu müvekkilinden istediğini, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari bir alışveriş olup, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve davalının borcuna karşılık Uludağ Vergi Dairesi Müdürlüğünden olan ve ihracattan kaynaklanan KDV alacağını temlik ettiği, bu temlik üzerine Uludağ Vergi Dairesinden alacaklı hale gelen davacının, kendisinin Çekirge Vergi Dairesine olan KDV borçlarından mahsubuna ilişkin olarak Çekirge Vergi Dairesinden takas-mahsup talebinde bulunduğu, davacı … davalının Maliye Bakanlığının düzenlemesine uygun olarak yaptıkları başvuruya rağmen mahsup işleminin yapılmadığı ve durumun davacı şirkete yazı ile bildirilerek varsa takas mahsup talebine ilişkin belge ve kayıt suretleri ile başvurulmasının istenildiği ancak
../..

(2)
Esas Karar
2008/1357 2008/11020

bu durumun esas alacak sahibi olan davalı şirkete bildirilmediği ve davalı şirketin ihracattan kaynaklanan KDV alacaklarının ispatına yönelik vergi mahkemesinde açabileceği davaların açılmasına engel olunduğu, davacının Çekirge Vergi Dairesinin hatırlatma yazısının tebliği üzerine KDV kaynaklı asıl borç ve gecikme zamlarını ödediğini ve bu ödemenin mahiyeti ve talep edilen miktar belirtilmeksizin borç dekontu düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğinden BK.nun 101.maddesindeki temerrüt şartlarının oluşmadığı bu nedenle davacı şirketin davalıya sattığı mallardan dolayı 3.195.00 YTL alacağının bulunduğu, davalının vergi dairesinden olan alacaklarını bu borcuna mahsuben temlik ettiği ancak temlik edilen bu davalı alacağının davacıya da ödenmediği gibi asıl alacak miktarının da ödendiğinin kesin delillerle kanıtlanamadığı, bu miktarda davacının davalıdan alacaklı olduğu, vergi dairesi ile davacı arasında yapılan takas mahsup talebinin kabul edilmemesine ilişkin işleme KDV alacağı sahibi olan davalının vergi mahkemesinde dava açabileceği gibi emsal olarak ibraz edilen vergi mahkemesi ve Danıştay karar suretlerinden bu davaların kazanılabileceğinin ihtimal dahilinde olduğu, davacının süresinde ödemediği KDV borcundan dolayı ödemek zorunda kaldığı gecikme zammı miktarı 13.397.56 YTL’dan davalının sorumlu tutulamayacağı, davalının olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıdaki yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, fazla ödenen peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 14.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.