YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10986
KARAR NO : 2023/201
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/408 E., 2018/321 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesi
Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2018/71 Esas, 2018/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası, Türk Ceza Kanunu’nun 62’inci maddesinin birinci fıkrası, 58’inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkraları ile 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/408 Esas, 2018/321 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde özetle;
Dosyada müvekkilinin üzerine atılı suçlamaların hiç birinin suç niteliği taşımadığını, tanık olarak dinlenen kişilerin beyanlarının tutarsız ve çelişkili olduğunu, ByLock verilerinin delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, sadece baz sinyallerinin müvekkilinin ByLock kullanıcısı olduğunu göstermeyeceğini, kovuşturma aşamasının sonlarına doğru dosyaya gelen fişleme belgesinin delil olarak değerlendirilemeyeceğini, burada bulunan salt kodlamanın müvekkilinin örgüt üyesi olduğunu ortaya koymayacağını, müvekkilin samimiyetinin ve kandırılmışlığının göz önünde bulundurulmamasının da hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock kullanıcısı olduğunun ve Manisa Emniyet yapılanmasının içerisinde yer aldığının tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın savunmaları, sanığa ait adli sicil ve nüfus kayıt örnekleri, dosya içerisinde bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının veri inceleme raporu, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün araştırma ve tespit tutanakları, fotoğraf teşhis tutanakları, HTS inceleme ve tespit tutanağı, ByLock tespit tutanağı, ByLock CGNAT kayıtları, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü SİBER Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün imaj alma tutanağı ve imaj inceleme raporu, kolluğun üst arama tutanağı ile diğer tüm belgeler, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde;
Sanığın kullanımında olan 0 505 … nolu gsma hattı üzerinden ByLock programını kullandığı, tespit edildiği, sanığın kullanmış olduğu, Manisa İl Emniyet Müdürlüğünün 29/01/2018 tarihli yazısı eki Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığının 25/01/2018 tarihli Veri İnceleme Raporundan; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından “SAYA” şeklinde kodlanığı, “Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarih ve 206/492 sayılı iletişimin tespiti kararı üzerine yapılan telefon dinlemelerinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü şüphelisi Süleyman Kaya ile yaptığı görüşmesinde örgütü sahiplenici beyanlarının ve örgütsel ifadelerinin bulunduğu, kovuşturma aşamasında 12.02.2018 tarihinde Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesince tanık sıfatı ile dinlenen S.D.’nin; “Manisa iline tayin olduğunda kendisi ile irtibata geçen ilk kişinin sanık olduğunu, birlikte örgüt toplantılarına katıldıklarını, 17/25 Aralık sürecinde toplantıyı bıraktığını, 2014 yılının başlarında sanığın kendisini örgütsel sohbet toplantılarına davet ettiğini” beyan ettiği, Mahkememizin 20.03.2018 tarihinde yapılan duruşmasında tanık sıfatı ile beyanı alınan Y.G.’nin, “sanığın sohbet adı altındaki örgüt toplantılarına katıldığını ve para topladığını” beyan ettiği, aynı celsede tanık olarak dinlenen C.D.’nin “sanığı örgüt toplantılarında gördüğünü, diğer katılanlara göre üst konumunun bulunduğunu, toplantılarda örgüt adına para toplayanların değiştiğini bildiğini, ancak sanığın para toplayıp toplamadığını bilmediğini” beyan ettiği, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, sanığın münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından kullanılan gizli haberleşme programını kullandığı, sanığın örgüt tarafından “…” şeklinde kodlandığı, kod anlamından sanığın örgütü sahiplenen ve örgüte teslim olan kişilerden olduğunu, sanığın örgüt toplantılarına katıldığına ve himmet topladığına dair tanık beyanlarının bulunduğu, dijital materyal incelemelerinden ve iletişim tespitlerinden sanığın örgütle bağlantısının bulunduğu anlaşılmakla hakkında üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosyada bulunan dijital materyel inceleme raporuna göre sanıktan ele geçen materyallerde örgüt ele başının sohbet görüntülerine rastlandığı, tanık olarak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında dinlenen Y.G., C.D., A.K., ve S.D.’nin beyanlarına göre sanığın olay yeri inceleme şubesinde çalışan polis memurlarının sohbet sorumlusu olduğu, himmet paralarının sanıkta toplandığı, sanığın S. K. isimli kişi ile yaptığı görüşmede örgütü sahiplenici konuşmalarının bulunduğu nazara alındığında, dosya kapsamında elde edilen delillerin suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock programını kullandığını gösterir ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenmeden hüküm kurulması sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince sanık müdafinin sair temyiz itirazları reddedilmiş ancak;
Terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında TCK’nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/408 Esas, 2018/321 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereği hükmün ilgili bendindeki “maddesi delaletiyle TCK’nin 58/6.” ibaresinin çıkarılmak suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.